menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Kimin sonrası

50 0
27.09.2026

Bilim ve Ütopya dergisinde Francis Bacon (Nisan 2026) sayısını hazırlarken, Bacon’a yeniden bakmam gerekmiş, bazı kitaplarını gözden geçirmiştim. Ama nasıl olduysa, posthümanizmin gerçek hedefinin kim olduğunu sormak için doğrudan Francis Bacon’a gitmek gerektiğini atlamışım. Kuntay Gücüm’ün Teori dergisinde (Mayıs 2022) yayımladığı “Posthümanist Eleştirinin Eleştirisi” başlıklı yazısını bugünlerde yeniden okuyunca farkettim. Gücüm, Başak Ağın’ın posthümanizm tanımına yaslanarak şunu göstermiş: Posthümanizm, “bilimsel düşüncenin bir dogma halini almış ve neredeyse tanrısallaşmış biçiminin” eleştirisi. Hedefte, doğayı ve evreni kontrol altına alma amacı var. Bu amacı ilk formülleştiren de Bacon. Novum Organum’da “bizim amacımız tabiatı insanlık devletine ve insanlığın isteklerine karşı itaatkâr kılmak”diyor, Atlantis’te ise ütopyasının merkezine, “insanın tabiat üzerine hâkimiyetinin sınırlarını genişletmek” için kurulmuş Süleyman Evi’ni yerleştiriyor. Hümanizmin bu hâkimiyet vaadine duyduğu güvenden geliştiğini, posthümanizmin ise tam bu güvenin eleştirisi olduğunu söylüyor Gücüm.

MARX’IN HÜMANİZMİ

Yazı esas etkisini, bu tanımı Marx’a taşıdığında yaratıyor ama. Louis Althusser’in ünlü tezine göre Marx 1845’te bir kopuş yaşamış, hümanizmi ideoloji ilan ederek antihümanist bir bilim kurmuştur. Gücüm bu teze karşı çıkıyor: Marx, Kapital’in birinci cildinde makineyi “insanın doğa güçleri üzerinde zaferi” olarak tarif etmekte ve makinenin kapitalist tarzda kullanımından doğan çelişkilerin makinenin kendisinden kaynaklanmadığını, o kullanım biçiminden kaynaklandığını özellikle vurgulamakta. Yani eleştiri hümanizme yönelmiyor, üretici........

© Aydınlık