Hayatın sessiz nehirleri:
Ancak her gelişmiş ve sürdürülebilir şehir gibi, bu sistemin de ürettiği atıkları toplayan, hücreler arası döküntüleri süzen ve şehri olası işgallere karşı koruyan gizli bir altyapıya ihtiyacı vardır. İşte bu yaşamsal altyapının adı: Lenfatik Sistem — ya da hücresel mimarimizin "L Sistemi".
Çoğu zaman kalbin ritmik ve güçlü pompalamasıyla öne çıkan kan dolaşımının gölgesinde kalsa da, lenfatik sistem biyolojik zindeliğin, güçlü bir bağışıklığın ve hücre sağlığının sessiz kahramanıdır.
Kalpsiz bir dolaşım: L Sistemi nasıl çalışır?
Lenf sistemi; kılcal damarlardan dokulara sızan sıvıları, hücresel atıkları, büyük protein moleküllerini ve sindirilen yağları toplayarak tekrar kan dolaşımına kazandıran devasa bir damar ağıdır. Ancak bu sistemin kan dolaşımından çok temel bir farkı vardır: Kendine ait bir pompası (kalbi) yoktur.
Lenf sıvısının (akkan) beden içinde ilerlemesi tamamen dış mekanik etkenlere bağlıdır:
• Kas kasılmaları: Biz hareket ettikçe çevredeki iskelet kasları lenf damarlarını sıkar ve sıvıyı yukarı doğru iter.
• Derin diyafram nefesi: Diyaframın ritmik hareketi, göğüs kafesinde bir vakum etkisi yaratarak ana lenf hatlarındaki akışı hızlandırır.
• Yerçekimi ve hareket: Gün içindeki fiziksel aktivite, sıvının dokularda durağanlaşmasını engeller.
Durgun bir su birikintisinin zamanla bozulması gibi, lenf dolaşımı yavaşladığında da dokularda atık birikimi başlar.........
