Dolandırıcılık-nitelikli dolandırıcılık suçlarında yaşanan artışlar, sebepleri ve çözüm yolları
Dolandırıcılık suçu kısa ve öz olarak bir kişinin hileli davranışlarla bir kimseyi aldatması, kendisine veya başkasına yarar sağlamasıdır. Dolandırıcılık suçunun oluşması için haksız bir yarar sağlanması gerekir. Tabi burada dolandırıcılığın hırsızlıktan farklı olduğunu vurgulamak gerekir. Bizim hukukumuzda her iki suç birbirinden farklı tanımlandığı gibi karşılığında alınan cezaları da farklıdır. Hırsızlık suçundan farklı olarak dolandırıcılık suçunda hileli davranış söz konusudur. Yani hileli davranışlarla bir kimsenin aldatılması sonrasında kendisine veya başkasına yarar sağlanırsa dolandırıcılık suçu işlenmiş olur.
Nitelikli dolandırıcılık suçu ise, kişi hileli hareketleri yaparken mağdurun güvenini kazanmak veya mağduru ikna etmek için birtakım araçlar kullanmasıyla vücut bulur.
Örneğin, failin hileli hareketleri yaparken bilişim sistemlerini, dini duyguları, banka veya kredi kurumlarını araç olarak kullanırsa veya kendisini polis, savcı vb. bir kamu görevlisi olarak tanıtırsa nitelikli dolandırıcılık suçunu işlemiş olur ki cezasında artış yapılır.
Dolandırıcılık-nitelikli dolandırıcılık suçlarında yaşanan artışların sebepleri
Son zamanlardaki dolandırıcılık suçlarındaki artışın birçok sebebi var tabi. Bunların başında; dijitalleşmenin hızlanması, kişisel verilerin kolay sızdırılması, ekonomik sıkıntılar, kolay yoldan ve çok para kazanma hırsı sayılabilir. Özellikle yapay zeka gibi ileri teknolojilerin dolandırıcılar tarafından profesyonelce kullanılması ve kurum ve kuruluşların buna engel olabilecek teknik donanıma sahip olmaması bu suçu oldukça kolaylaştırmaktadır.
Dolandırıcılar ses taklit etme ve sahte görüntü oluşturma (deepfake) gibi yöntemlerle insanları çok daha kolay ikna edebilmektedirler.
Dolandırıcılar artık kurumsal bir dil kullanarak güven sağlıyor ve kurbanların zaaflarını ustalıkla kullanıyorlar. Banka şubesinde çalışan bir banka personeli gibi kişileri arayıp “size kredi çıktı. Kredi vereceğiz”, “kredi kartı aidatınız iade edilecek IBAN bilginizi verirseniz tarafınıza iadenizi gerçekleştireceğiz” gibi ustaca bir dil kullanarak insanların mağduriyetine sebep olmaktadırlar.
Ekonomik beklentiler bir diğer önemli sebep. Enflasyonist ortam ve geçim sıkıntıları, insanları "kısa yoldan yüksek kazanç", "düşük faizli kredi" veya "borsada kesin kazanç" gibi sahte vaatlere karşı daha savunmasız hale getirmektedir. Örneğin dolandırıcılar, kredi puanı düşük olduğu için bankaların kredi vermediği kimselere ulaşılarak “size kredi çıkartabiliriz” vaadiyle TC kimlik bilgilerini, bankacılık şifrelerini ve IBAN numaralarını ele geçirerek bunları dolandırıcılık eylemlerinde kullanmaktadırlar.
Diğer bir husus kurumsal kimlik istismarı. Dolandırıcıların kullandığı yaygın yöntemlerden biri de budur. Kendilerini polis, asker, savcı olarak tanıtıp kurbanlar üzerinde korku, panik ve aciliyet duygusu yaratarak mantıklı düşünmeyi engellemekte ve “şu adar parayı şu hesaba 1 saat içerisinde yatırmazsan terör suçundan ceza alacaksın” gibi oluşturdukları korku duygusu ile insanları tuzağa çekmekte ve mağdur etmektedirler.
Diğer bir sebep te hukuki ve altyapısal zorluklar. Dolandırıcıların genellikle siber güvenlik altyapısı zayıf veya suçlu iadesi zor olan ülkelerden operasyon yürütmesi, kolluk........
