menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Kandırılma korkusundan, kendi geleceğini belirleme cesaretine

20 0
10.08.2026

“Geçmişin kırgınlığıyla geleceğin ihtimalini tüketmemek gerekir.”

Kürt sorununda yeni bir süreç konuşulurken, belki de aşılması gereken en büyük engellerden biri yalnızca siyasi veya hukuki değil, aynı zamanda zihinseldir. O engel, yılların biriktirdiği “Yine mi kandırılıyoruz?” düşüncesidir.

Bu düşüncenin ortaya çıkması anlaşılmaz değildir. Geçmişte yaşanan hayal kırıklıkları, verilen sözlerin yerine gelmemesi, başlayan süreçlerin yarım kalması ve karşılıklı güvensizlikler toplumsal hafızada derin izler bırakmıştır. Bu nedenle bugün atılan her adımın arkasında bir kuşku aramak, birçok insan açısından geçmiş deneyimlerin doğal bir sonucudur.

Ancak geçmişte yaşanan hayal kırıklıkları, gelecekte atılabilecek her adımın da mutlaka bir kandırmaca olduğu anlamına gelmez.

Belki de artık asıl soru “Bizi yine kandırıyorlar mı?” olmaktan çıkarılıp “Bu sürecin kalıcı, adil ve güvenilir olması için hangi şartlar gerekir?” sorusuna dönüştürülmelidir.

Çünkü kuşku ile tedbir aynı şey değildir.

Tedbirli olmak; verilen sözleri sorgulamak, somut adımlar........

© Amida Haber