menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Diyarbakır’ın geleceği için: Bağımlılıkla mücadelede sosyolojik seferberlik

14 0
22.10.2026

“Sosyologlar, toplumun görünmeyen yaralarını ortaya çıkaran ve çözüm yollarını bilimsel akılla aydınlatan rehberlerdir; toplumu anlamadan sorunlarını çözemeyiz.”

Diyarbakır’ın sokaklarında, mahalle aralarında ve kimi zaman en yakınımızdaki insanların hayatlarında sessizce büyüyen bir sorun var: Madde bağımlılığı. Rezan’dan (Bağlar) Sûr’a, Yenişehir’den Peyas’a (Kayapınar) kadar kentin farklı bölgelerinde hissedilen bu sorun, yalnızca bireylerin yaşamını değil, aileleri, mahalle ilişkilerini ve toplumsal dayanışmayı da etkiliyor.

Her bağımlılık öyküsünün arkasında bir insan var. Belki çocukluğunda yeterince dinlenmemiş, belki işsizlikle mücadele etmiş, belki ailesinden ve çevresinden uzaklaşmış, belki de yaşadığı acılarla baş etmek için yanlış bir yola sürüklenmiş bir insan… Bu nedenle madde bağımlılığını yalnızca bireysel bir irade sorunu olarak görmek, meselenin gerçek boyutunu anlamamızı zorlaştırır.

Bir genci bağımlılıkla karşı karşıya bırakan koşulları konuşmadan, onu bu durumdan uzaklaştırmanın yollarını bulamayız. Yalnızca sonuçlarla mücadele etmek yetmez; o sonuçları ortaya çıkaran toplumsal nedenleri de anlamak gerekir.

Madde bağımlılığı, insanın sağlığını ve yaşamını tehdit etmesinin yanında aile içindeki güveni, arkadaşlık ilişkilerini ve mahalle dayanışmasını da zedeleyebilir. Aileler çoğu zaman ne yapacaklarını bilemeden çaresizlik yaşarken, gençler dışlanma, damgalanma ve yalnızlıkla karşı karşıya kalabiliyor. Bazen bir aile yaşadığı sorunu gizlemek zorunda hissediyor; bazen bir genç, anlaşılmayacağını düşündüğü için yardım istemekten kaçınıyor.

Oysa bağımlılıkla mücadelede insanı utandırmak, suçlamak ve toplumun dışına itmek çözüm değildir. İnsanı sorunun kendisiyle özdeşleştirmek yerine, yaşadığı sorunu anlamak ve iyileşme sürecinde ona eşlik etmek gerekir.

Çünkü bağımlılık yaşayan bir insan, toplumdan vazgeçilmesi gereken biri değil; yeniden hayata tutunabilmesi için desteğe ihtiyaç duyan bir bireydir.

Diyarbakır’ın gençlerini yalnızca tehlikeler üzerinden konuşmak da doğru değildir. Gençlerin hayalleri, yetenekleri, beklentileri ve kendilerini gerçekleştirme arzuları vardır. Bu potansiyelin açığa çıkabilmesi için güvenli sosyal alanlara, nitelikli eğitime, kültürel faaliyetlere, istihdam olanaklarına ve kendilerini ifade edebilecekleri ortamlara ihtiyaçları bulunuyor.

Madde bağımlılığıyla mücadelede sağlık hizmetleri, psikolojik destek ve tedavi olanakları vazgeçilmezdir. Ancak kalıcı ve kapsamlı bir mücadele için bunların yanında sosyolojik çalışmaların da güçlü bir biçimde yürütülmesi gerekir.

Sosyologlar, bağımlılığın hangi toplumsal koşullarda yaygınlaşabildiğini, gençlerin hangi sorunlarla........

© Amida Haber