Zengin eğlencelerinin kitle tabanı: Avrupa’dan Türkiye’ye
Önce Batı’ya bakalım, sonra da bize...
ABD Başkanı Donald Trump’ın (veya Elon Musk türü milyarderlerin), Almanya Başbakanı Friedrich Merz ile ana muhalefetteki parti AfD’nin Başkanı Alice Weidel’in, hatta ve hatta muhalefetteki sosyal demokratlar (SPD) ile Yeşiller Partisi’nin, ayrıca Fransa’daki Emmanuel Macron ile ana muhalefetteki Marine Le Pen kadrosunun, İtalya Başkanı Giorgia Meloni’nin vs. birbirlerinden farklı bir iktisat politikası izleyeceğini ileri süren var mı?
Şu ana kadar ortaya çıkmış belgelere bakarak, iktidar hesapları yapan CHP’nin, daha doğrusu CHP’yi yöneten ekiplerin AKP politikalarından nitel olarak daha farklı bir iktisat politikası uygulayacağına inanan var mı? Yolsuzlukların sona ereceği notuyla, hemen “herhalde” denmesin. Keynesyen politikaların çare olacağı çok kuşkuludur, ki o da henüz ne Avrupa siyaset sahnesinde ne de Türkiye’de ciddi bir ağırlık kazanabildi.
Neoliberal barbarlık, artık her yerde zenginlerin kanlı bir eğlencesine dönüştü.
Donald Trump’ın neden en beğendiği “mevkidaşları” arasında AKP Genel Başkanı da yer alıyor?
Bunlar, yanıtları çok kolay sorulardan değil. Üzerlerinde düşünülmesi gereken düğümlerden.
NEOLİBERAL OLİGARŞİLERİN “ZENGİN EĞLENCELERİ”
Çok şey oluyor. O zaman bir “anomaliyi” burada da açığa çıkarabilecek kudrette sorularla devam edelim: Plütokrasi, en zenginlerin siyasette dizginleri bizzat ele aldığı bu tuhaf oligarşik rejim, hayal miydi? Onu yaşamıyor muyuz özellikle demokrasilerin beşiğinde? Sadece Türkiye’de değil yani. Müesses nizam muhalefetinin (“majestelerinin muhalefeti”) iktidar için çalıştığı her yerde...
Sorun şu ki, biz bu kirin bir kitle desteğine sahip olmadığını söyleyemiyoruz. Var. Kitleler bu kiri destekliyor.
Fakat eskiden gerçekten zordu. Şimdi kolaylaştı.
Zordu, çünkü Sovyetler Birliği ve Doğu Avrupa’da sosyalizm varken, özellikle 1945 sonrasında ve bir 45 yıl falan, “akıllara gelse bile fikirlere yerleşemeyecek” bu zengin eğlencelerinin, kapitalist ülkelerde yoksul çoğunluğun desteğini alması hayal bile edilemezdi. Kitle desteği mümkün değildi, rejimler çok kolay yıkılabilirdi. O nedenle milyarderler yaptıklarının tam tersini söyleyip söylediklerinin tam tersini yaparak (Fatih Yaşlı’nın........
