Bu belgeseli kaçırmayın: Amerikan Deneyi
Bu belgeseli kaçırmayın: Amerikan Deneyi
Atatürk, daha yola çıktığında, yani 19 Mayıs 1919’da Samsun’a adım attıktan sadece 34 gün sonra, 22 Haziran 1919’da dört arkadaşıyla birlikte Amasya Tamimi adı verilen bildiriyi yayımladı.
Bildirinin tarihe geçen cümlesi şudur: “Milletin bağımsızlığını, yine milletin azim ve kararı kurtaracaktır.”
Çok kısa zaman içinde bu cümle, “Hâkimiyet, kayıtsız şartsız milletindir”e dönüşecektir.
Biz bu cümleye bakıp geçiyoruz, birtakım siyasi partiler durumları gerektirdikçe bu cümleyi kendilerine siyasi slogan olarak kullanıyor falan ama bu cümlenin ilk edildiği gün ne anlama geldiğini hiç düşünmüyoruz.
Oysa bu cümle, bizim sosyal-siyasi tarihimizde çok büyük bir ileri sıçramayı ifade eder.
Bir padişahın, bir ailenin egemen olup kendini bütün ülkenin, o ülkede yaşayan halkların sahibi gibi görmesinden o ülkenin sahibinin doğrudan o ülkenin halkları olmasına, çok büyük bir sıçrama…
Ve üstelik bu denli büyük bir ileri sıçrama, neredeyse herkes tarafından hiç tereddütsüz benimsenmiştir.
Mustafa Kemal, kendisiyle birlikte Amasya Tamimi’ne imza atan Ali Fuat Cebesoy, Rauf Orbay, Refet Bele ve bildiriye uzaktan telgrafla onay veren Kâzım Karabekir; daha dünyanın pek çok yerinde, hatta Batı Avrupa’da bile yapılmamış olan bu sıçramayı bize yaptıran insanlardır.
Bana soracak olursanız Cumhuriyetimiz işte o gün, orada kurulmaya başlandı.
***
İnsanlığın o zaman için küçük bir bölümü, Amasya Tamimi’nden 143 yıl önce, tam olarak 4 Temmuz 1776’da bu büyük sıçramayı ilk kez yapmıştı.
Amerika’daki 13 İngiliz kolonisi, 4 Temmuz 1776’da kabul ettiği ‘Bağımsızlık Bildirgesi’ ile insanlık açısından demokrasi çağını başlatan büyük adımı attı.
Bildirgenin kuşkusuz en ünlü cümlesi şudur: “Biz şu gerçeklerin açık olduğu görüşündeyiz: Bütün insanlar eşit yaratılmıştır, onları yaratan Tanrı kendilerine vazgeçilemez bazı haklar vermiştir, bu haklar arasında yaşama, özgürlük ve mutluluğu arama hakları yer alır.”
Ama aynı bildirgenin izleyen kritik cümlesi şudur: “Bu hakları güvence altına almak amacıyla, insanlar kendi aralarında yönetimler kurarlar; bu yönetimler gerçek güçlerini, yönetilenlerin onamasından alırlar; herhangi bir yönetim biçimi, bu hedeflere ulaşmada köstekleyici olmaya başladığında, bu yönetimi değiştirmek ya da düşürmek, yeni bir yönetim kurmak ve bu yeni yönetimin yetkilerini ve dayandığı temelleri, güvenlik ve mutluluklarını sağlayacağına en çok inandıkları bir biçimde düzenlemek ve kurmak, halkın hakkıdır.”
Dört gün sonra insanlık tarihi için bir dönüm noktası olan bu bildirgenin 250. yaş günü kutlanacak. Tabii en önce Amerikalılar kutlayacak ama halen demokrasi rejimi altında yaşayan geri kalan insanların ve bizim gibi demokrasiye yeniden ulaşmak isteyen toplumların da 4 Temmuz’da, bu önemli günü hatırlamasında........
