Brexit’in 10. yıldönümünde İngiltere bocalıyor
22 Haziran Pazartesi günü, Başbakanlık konutu ve ofisi Downing Street 10 numaranın dünyaca tanınan kapısının önüne, Başbakan’ın armasını taşıyan kürsü konduğunda, herkes ne olacağını biliyordu. Kapının karşısında kameralardan, fotoğraf makinelerinden ve muhabirlerden oluşan bir duvar vardı. Basın, ne olacağından ziyade nasıl olacağıyla ilgiliydi.
10 Numara’nın kapısından önce başbakanlık çalışanları çıktı ve kürsünün soluna yerleşti. Ellerinde İngiliz bayrakları vardı. İngiltere Başbakanı Keir Starmer kapıdan eşiyle birlikte çıktı. Eşi de kürsünün sağına geçti. Tecrübeli başbakanlık muhabirleri için manzara çok netti. Başbakan istifa edecekti.
Starmer beklenen istifa açıklamasını yapmaya başladı. Son derece duygusal bir tonda konuşuyordu, fakat söyledikleri zorlukla duyulmaya başlandı. Konutun sokağının demir parmaklıklı kapılarla ayrıldığı, “bakanlıklar caddesi” Whitehall tarafından şiddetli bir müzik sesi geliyordu. Dev hoparlörler, neredeyse Starmer’in sesini örtecek şekilde, “AB marşı” olarak kabul edilen, Beetoven’in “Neşeye Övgü” adlı parçasını çalıyordu. Starmer konuşmasını zorlukla duyulur biçimde bitirdi, yanında duran karısını öptü ve başbakanlık çalışanlarının tezahüratı altında birlikte içeri girdiler. Whitehall’daki eylem, bu kez de, nakaratında “Hepimiz bir Brexit trajedisi içinde yaşıyoruz” denilen “Brexit şarkısı” çalınarak sürdürüldü.
Starmer’ın beklenen istifası TV kanallarında canlı yayınlanmış, sonraki haber bültenlerinde, bölünmüş ekranda, bir tarafta yorumcular konuşurken bir tarafta da Starmer’ın kürsü arkasındaki görüntüsüne, karısını öperek 10 numaradan içeri girmesine yer verilmeye devam edilmişti. Ancak saatler ilerlerken yan taraftaki görüntü tekrar canlı yayına döndü ve Londra’ya yaklaşan bir trenin havadan çekilen görüntüleri yayınlanmaya başlandı. Bu İngiltere’de benzeri görülmemiş bir manzaraydı. Haber helikopterleri bir trenin üzerinde dönüyor ve onu adım adım izliyordu.
Manchester’den Londra’nın Euston istasyonuna doğru gelen bu trende, İşçi Partisi’nin yeni başkan adayı, müstakbel Başbakan Andy Burnham vardı. Burnham’ın parlamentoya gelişi, Avam Kamarası salonundan içeri girişi, yemin etmesi TV’ler tarafından adım adım izlenmiş ve canlı yayınlanmıştı. Yemin töreninin yapıldığı oturumun ardından, çok sayıda milletvekilinin, Burnham ile fotoğraf çektirmek için birbiriyle yarıştığı görüldü. Bir devir kapanmış, yenisi açılıyordu.
Starmer, başbakanlığı devralabilecek güçlü bir siyasi figür ortaya çıkana kadar direndi
Brexit’ten sonra dağılmaya yüz tutan İşçi Partisi’ni toparlayıp Temmuz 2024’te Muhafazakar Parti’ye tarihinin en ağır yenilgisini yaşatarak başbakan olan Keir Starmer bu görevde ancak iki yıl kalabildi. Küçüklü büyüklü bir dizi skandalı savuşturan Starmer’ın istifası çeşitli çevrelerce uzun zamandır isteniyordu. Önce rakipleri, sonra parti içi muhalefet, yerel seçimlerdeki büyük yenilgisinin ardından da kabinesinin mensupları Starmer’ı istifaya zorladılar. Starmer, parti liderliğini ve başbakanlığı kendisinden devralabilecek güçlü bir siyasi figür ortaya çıkana kadar direndi.
Manchester Büyükşehir Belediye Başkanı Andy Burnham’ın adı, Starmer’ın yerini alabilecek lider adayı olarak, uzun süredir anılıyordu. Ama teknik bir sorun vardı: Bunrham milletvekili değildi. Onu destekleyen bir milletvekilinin istifa ederek parlamentoda bir sandalye boşaltması sonucu ara seçimle milletvekili oldu.
Daha birkaç ay önce, Manchester’ın Gorton and Denton seçim bölgesinde ara seçim yapılmış, bu ara seçimde Burnham yine aday olmak istemiş ancak parti yönetiminden vize alamamıştı. Bu durum Starmer’ın, rakibinin parlamentoya gelmesini istemediği, istifa etmeyip direneceği şeklinde yorumlanmıştı. İşçi Partisi, hakim olduğu bu bölgede parlamento sandalyesini Yeşiller’e kaptırmıştı. Tabii bu durumun sorumlusu olarak Starmer görüldü.
Bunun ardından yerel seçim yenilgisi geldi. Starmer’ın üzerindeki baskı arttı. Burnham’ın adı yeniden kulislerde dönmeye başladı. Bir milletvekilinin istifa et(tiril)mesi beklenen fırsatı yarattı ve Burnham ara seçimlerde aday olmak için bir kez daha parti yönetimine baş vurdu.
Parti Yürütme Kurulu’nun Burnham’ın Makerfield’den aday olmasına bu kez izin vermesi, Starmer’ın, (milletvekili seçilmeyi başarırsa) yerini Burnham’a bırakmaya hazır olduğu şeklinde yorumlanmıştı. Burnham seçimi kazanınca, yapılacak tek şey kalmıştı Starmer için, kaybedeceği parti içi mücadeleye girmemek ve istifa etmek… Çünkü, İşçi Partisi, aradığı kanı bulmuştu.
İşçi Partisi’nin yeni umudu: “Kuzeyin Kralı”
Andy Burnham’ın Makerfield’den milletvekili seçilmesi büyük ve umut verici bir başarı olarak görüldü. Çünkü ara seçimden sadece 6 hafta önce yapılan Mayıs yerel seçimlerinde, aşırı sağcı Reform UK bölgede adeta bir patlama yapmıştı. İşçi Partisi’nin neredeyse iki katı kadar oy alarak yerel meclis üyeliklerini domine etmişti. 2024 genel seçimlerinde de Makerfield Reform UK’nin en........
