NATO’ya evet demenin ahlaksızlığı
NATO’ya evet demenin ahlaksızlığı
Demokrasi ve NATO’yu nasıl yan yana getirebildikleri takdire şayan bir durum. 12 Eylül askeri cuntasının NATO destekli faşist bir askeri darbe olduğunu bilememek nasıl bir cehalet örneğidir sizce? Türkiye’de sol bir devrim korkusuyla gerçekleşen 12 Eylül faşist askeri darbesi, doğrudan NATO’nun “our boys”ları tarafından yapılırken bu zihniyet nerede yaşıyordu?
Ülkemizde düzenlenen 36. NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi, ülkemizin ve dünyanın ana gündemi. Sadece NATO üyesi ülkeler açısından değil, başta Rusya olmak üzere bölge ülkeleri açısından da önem arz eden bu toplantıdan hangi kararların çıkacağı merakla bekleniyor.
ABD, NATO’da yüklerin paylaşılmasını istiyor. Avrupa ülkeleri de “Amerikasız” Avrupa güvenliğini nasıl alırız telaşı içindeler. O yüzden özellikle Avrupa ülkeleri Rusya’yı büyük bir tehdit olarak gösteriyorlar. Her ne kadar ABD’nin nükleer güvenlik şemsiyesi geçerliliğini korumaya devam ederken, Avrupa ülkeleri silahlanma hamlesine çoktan başlamış bulunuyor.
ABD ise İran’a yönelik savaşta kendisini yalnız bırakan NATO’ya tepkisel bir yaklaşım içinde olup NATO üyesi İspanya’nın cezalandırılmasını ve bir başka NATO üyesi olan Danimarka’dan Grönland’ı kendisine bırakmasını istemeye devam ediyor. Bu tablo NATO’nun birlik ve beraberliği konusunda soru işaretlerini gündeme getirirken, NATO’nun Ankara zirvesiyle birlikte yeni konseptinin nasıl şekilleneceğini de birlikte göreceğiz.
“NATO’nun yeniden güçlü bir ittifak olma sürecine mi gireceği ya da oluşan çatlakların zamanla büyüyeceği mi” şu an tartışılan güncel olguların başında geliyor. Bir yandan NATO’nun büyük bir kriz içinde olduğu ya da işinin bittiğine dair yorumlar, diğer yandan NATO’nun 3.0 versiyonunun “yüklenmekte” olduğuna dair tezler.
Ancak biz bu güncel tartışma başlıklarının dışında meselenin daha stratejik ve temelden bir noktasına değinmek istiyoruz. NATO nedir, neyin ittifakıdır, amacı nedir? NATO........
