menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Kazak petrolünde yeni rota: Hazar-Azerbaycan-Türkiye seçeneği

6 0
31.08.2026

Kazak petrolünde yeni rota: Hazar-Azerbaycan-Türkiye seçeneği

Rusya-Ukrayna savaşı, yaptırımlar ve Karadeniz güvenliği gibi sorunlar Kazakistan’ı Hazar-Azerbaycan-Türkiye, yani BTC seçeneğine yöneltiyor.

Bir enerji haritasına baktığınızda boru hatları görürsünüz. Ben baktığımda devlet başkanlarını, diplomatları, petrol şirketlerini, geceler boyu süren müzakereleri; Moskova’dan Washington’a, Ankara’dan Astana ve Bakü’ye uzanan güç mücadelelerini görüyorum. Bu mücadele bugünlerde Kazak ve genel olarak Hazar petrollerinin Rusya’ya uygulanan ABD ve AB yaptırımlarına takılmadan dünya pazarlarına ulaştırılabilmesi bakımından hararetlenmiş görünüyor ve doğal olarak Türkiye’yi ilgilendiriyor.

Kazak petrolü ve CPC hattı

1990’lardan itibaren Hazar enerji diplomasisinin çeşitli safhalarında bulundum. Daha sonra Karachaganak’ta üretilen petrolün ihracatı dolayısıyla British Gas, yani BG Group’u temsilen “Hazar Boru Hattı Konsorsiyumu-Caspian Pipeline Consortium” (CPC) yönetim toplantılarına da katıldım. Dolayısıyla CPC’nin Kazakistan için ne ifade ettiğini yakından biliyorum.

Kazakistan’ın Hazar kıyısına yakın Tengiz petrol sahasından başlayıp Rusya’nın Karadeniz’deki Novorossiysk terminaline uzanan 1.511 kilometrelik CPC sıradan bir boru hattı değil. Bağımsızlığını yeni kazanmış Kazakistan’ın dev petrol rezervlerini dünya pazarlarına açan stratejik arterlerden biri oldu.

Kuruluşunun da ilginç bir jeopolitiği vardı. Rusya ve Kazakistan’ın yanı sıra Umman Sultanlığı kurucu ortaklardan biriydi; yüzde 7 payıyla projeye önemli siyasi ve mali destek sağladı. Daha sonra Chevron, Mobil, Shell, BG, Agip ve diğer büyük petrol şirketlerinin katılımıyla finansman yapısı güçlendi.

CPC böylece yalnızca bir Rus-Kazak projesi değil, büyük uluslararası enerji şirketlerinin sermayesini ve çıkarlarını aynı boruda buluşturan sıra dışı bir yapı haline geldi.

CPC vazgeçilecek bir hat değil

Bugün Rusya’ya yönelik yaptırımlar ve Karadeniz’de artan güvenlik riskleri nedeniyle CPC’nin geleceği tartışılıyor.

Burada dikkatli olmak gerekiyor.

Kazakistan’ın CPC’den vazgeçeceğini düşünmek gerçekçi olmadığı gibi akıllıca da olmaz; Kazak petrolünün hâlâ ana ihracat damarı. Tengiz, Kaşagan ve Karaçaganak gibi dev sahaların üretim ekonomisi büyük ölçüde bu sisteme bağlı. Üstelik Rusya üzerinden geçen güzergâhın önemli ekonomik avantajları var.

Ancak bir ülkenin petrolünün büyük bölümünün başka bir ülkenin topraklarından geçmesi yalnızca ticari ilişki yaratmaz; siyasi manivela da yaratır. Tarifeler, transit koşulları, kapasite tahsisi, teknik kesintiler ve ihracat temposu zaman zaman daha geniş siyasi ilişkilerin gölgesinde kalabilir.

Moskova bu coğrafi avantajının her zaman farkındaydı; Astana da taşıdığı riskin.

Bu Nursultan Nazarbayev döneminde de böyleydi, bugün Kasım Jomart Tokayev döneminde daha sistematik bir stratejik reflekse dönüştü: Rusya ile çalış, ama yalnızca Rusya’ya bağımlı kalma.

Kazakistan için Bakü-Tiflis-Ceyhan........

© yetkinreport.com