Barışın Önündeki Görünmeyen Tehlike: Savaş Ekonomisi
Barışın Önündeki Görünmeyen Tehlike: Savaş Ekonomisi
PKK’nın silah bırakması gerekiyor. Bu, sürecin hem siyasi hem psikolojik eşiğidir. Fakat kaç silahın teslim edildiğine bakıp barışın geldiğini düşünürsek, asıl tehlikeyi gözden kaçırırız. (Foto: K24)
PKK’nın silah bırakma sürecinin bir darboğaza girdiği görülüyor. Ankara kendi açısından Meclis Komisyonu’nu kurdu, yasal çerçeveyi oluşturdu ve koordinasyon mekanizmasını devreye soktu. Şimdi gözler PKK’da. Örgütün tamamının veya bazı unsurlarının gerçek anlamda silahsızlanmaya ne kadar hazır olduğu ise hâlâ belirsiz. Bu nedenle silah bırakmanın hızlandırılması önemli. Ancak Türkiye’nin şimdiden bir sonraki soruyu sorması gerekiyor: Silahlar bırakıldığında ne değişecek? Bu noktada pek konuşulmayan bir engelden daha söz etmek gerekiyor; o da savaş ekonomisi.
Silahsızlanma tek başına yeterli değil
Çünkü uluslararası deneyim bize rahatsız edici bir gerçeği gösteriyor. Silahsızlanma süreçlerinde bütün silahların teslim edilmesi neredeyse hiçbir zaman mümkün olmuyor. Yakın zamanda yayımlanan küresel bir “Silahsızlanma, Terhis ve Yeniden Entegrasyon-Disarmament, Demobilization, and Reintegration” (DDR) çalışması, silahsızlanma sonrasında yeniden silahlanmanın hiç de istisnai olmadığını gösteriyor. Üstelik silahlı örgütlerde parçalanma riski sürecin en kırılgan noktalarından biri.
Türkiye-Irak-Suriye coğrafyasında silaha yeniden ulaşmanın imkânsız olduğunu düşünmek zaten gerçekçi değil. PKK’nın bir bölümü yarın süreci reddeder ve silahlı mücadeleyi sürdürmeye karar verirse mesele yalnızca bugün kaç tüfeğin teslim edildiği olmayacaktır.
Dolayısıyla silahsızlanma vazgeçilmezdir ama tek başına yeterli değildir.
Savaş ekonomisi nedir?
Kırk yıl süren bir çatışma yalnızca silahlı insanlar üretmez. Zaman içinde çatışmanın etrafında çıkarlar, meslekler, kurumlar, kaçakçılık ağları, ekonomik ilişkiler ve güç merkezleri oluşur. Barış geldiğinde bunların hepsi kendiliğinden ortadan kalkmaz. Biz buna savaş ekonomisi diyoruz.
Bir savaş ekonomisinin içinde uyuşturucu ve insan kaçakçılığından silah ticaretine, haraç ve kayıt dışı finansman ağlarından sınır ekonomilerine kadar yasadışı faaliyetler bulunabilir. BM’nin DDR yaklaşımı özellikle çatışma ortamlarının organize suç için fırsat yarattığını; insan, uyuşturucu ve silah kaçakçılığının gelişebildiğini ve bu faaliyetlerden sağlanan gelirin çatışmayı sürdürmek için ekonomik teşvik oluşturabildiğini vurguluyor.
PKK çatışması da bundan bağımsız gelişmedi. Türkiye’nin Irak, İran ve Suriye ile kesişen coğrafyası zaten Avrupa ile........
