menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

İmamoğlu olayı tarafsız yargı ve yönetim zaruretini gösteriyor

12 1
22.03.2025

İmamoğlu olayındaki gelişmeler tarafsız yargı ve tarafsız yönetimin ülkemiz için ne kadar zaruri ve acil olduğunu ortaya koymaktadır.

Yatay geçişte usulsüzlük gerekçesi ile cumhurbaşkanlığının güçlü adayı Ekrem İmamoğlu’nun diplomasının iptal edilmesi gibi, hemen ertesi gün şafak vakti evinden alınarak Emniyet’e götürülmesi de dakikalar içinde dünya medyasına yansıdı; “Recep Tayyip Erdoğan, cumhurbaşkanlığı yarışında en güçlü rakibi Ekrem İmamoğlu’nu tutuklattı” mealinde başlıklarla dünyaya duyurdular. Bu gelişmeleri, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın idare ve yargı makamları üzerindeki nüfuzuyla en güçlü rakibini yarış dışı bırakma çabaları olarak gören üniversite öğrencileri, İmamoğlu taraftarları ve muhalefet, Gezi Parkı gösterilerinden bu yana ilk defa gördüğümüz büyüklükte gösterilere başladılar. Dünyaca meşhur Financial Times gazetesi, İstanbul Borsası’nda en büyük 100 şirketin hisselerinin bir haftada yüzde 15, Türk Lirası’nın da yüzde 3,6 oranında değer kaybettiğini dünyaya duyurdu.

Kanaatimce göstericiler, sadece İmamoğlu’nun adaylıktan elendiğinden değil, devletin demokrasi, hukuk devleti, yargı bağımsızlığı ve tarafsızlığı ilkelerinin içinin boşaltıldığından, yargının siyasi bir alet olarak kullanıldığından, ifade özgürlüğünün kısıtlandığından, Anayasa Mahkemesi kararlarına uyulmadığından, anayasanın emredici hükümlerinin ihlal edildiğinden, yönetim ve yargı yetkilerinin keyfi ve kötüye kullanıldığından ve giderek devletin nitelik değiştirdiğinden duyulan endişeler sebebiyle sokaklara dökülüyorlar. İmamoğlu’nun diplomasının iptali ve başsavcılığın yolsuzluk ve terörle ilintili soruşturma ve gözaltı işlemi, bu endişelerin hepsini birden kristalleştirmektedir.

Uluslararası medyanın ve göstericilerin üzerinde birleştiği “Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, rakibini (İmamoğlu) tutuklattığı” kanaatinin aksi ispat edilebilir mi? Hiç kimsenin “evet” diyeceğini sanmıyorum. Tersine gelişmeleri gerçekçi, tarafsız bir gözle ve aklıselimle değerlendiren herkesin bu kanaatle mutabık olacağı kestirilebilir.
Gerçekten de İmamoğlu’nun yatay geçişi hatalı olsa bile yatay geçiş sonrasında öğrenci olduğu, sınavlara girdiği, mezuniyet hakkı ve diplomaya hak kazandığı ve diploma aldığı tartışılamaz.

Buna karşın katıksız Erdoğan taraftarı yandaş medyanın “kazanılmış hak” ve “hukuki belirlilik ve güvenlik” mefhumlarından bihaber, hak hukuk gözetmeyen lafazanları, tantanalarıyla diplomanın iptaline zaten karar vermişler ve taraftarlarını buna ikna etmişler, geriye üniversite yönetiminin bu kararı resmen ilan etmesi kalmıştı. Salt bu yandaş medya tantanası bile diploma iptal kararının üniversite yönetimi üzerinde Erdoğan’ın nüfuzunun eseri olduğunu göstermeye yeter.

İstanbul Üniversitesi Yönetim Kurulu’nun açıklamasında, diploma iptal kararının Yüksek Öğretim Kurumu (YÖK) Denetleme Kurulu’nun raporu gereğince alındığı, tüm fakültelere yapılan yatay geçişlerin incelenmesine devam edileceği belirtilmekte, ancak bunlar içinden 1990 yılında yatay geçiş yapan İmamoğlu dahil 28 kişi hakkında iptal kararı verildiği duyurulmakta.
İmamoğlu’nun da dahil olduğu 28 kişinin 1990 yılındaki yatay geçişini, elde ettikleri mezuniyet ve diploma haklarının geçerliğini inceleme ihtiyacı duyan YÖK’ün başkanını Cumhurbaşkanı Erdoğan seçiyor. YÖK’ün İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na, oradan da kendisine gönderilen rapora dayanarak İmamoğlu’nun diplomasını iptal eden İstanbul Üniversitesinin Rektörü, hekim Prof. Dr. Osman Bülent Zülfikar, Erdoğan’ın İBB Başkanı olduğu 1994-1997 yıllarında İBB Sağlık Hizmetleri Daire Başkanlığı yapmış, Erdoğan’ın başbakan olduğu 2004 – 2008 yılları arasında bakanlar kurulu kararı ile atanmış YÖK üyesi, yine Erdoğan tarafından 2023 yılında rektörlüğe atanmış birisi.

Aradan 35 yıl geçtikten, yatay geçiş kararı veren fakülte görevlilerinin – varsa bile – suçları zamanaşımına uğradıktan, hatta bir kısmı yüzlerce üniversite öğrencisi mezun ettikten sonra bir inceleme başlatmasında, 1990 yılının seçilmesinde ve henüz tam inceleme bitmeden İmamoğlu dahil 28 kişinin diplomasının iptal edilmesinde,........

© yetkinreport.com