menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Batı’nın Çin’le Yön Değiştiren Teknoloji Transferinin Adı Var : “Reverse Deng”

15 0
05.06.2026

Batı’nın Çin’le Tersine Dönen Teknoloji  İlişkisinin Adı Var : “Reverse Deng”

Terim adını, 1980’lerde yabancı şirketleri Çin’e davet ederek teknoloji transferi sağlayan ve ülkenin ekonomik kalkınmasını başlatan Çinli lider Deng Jiaoping’den alıyor. Bugün ise Avrupa ve ABD, özellikle elektrikli araç (EV) ve batarya teknolojilerinde lider olan Çinli üreticileri kendi topraklarında fabrikalar kurmaya teşvik ediyor.

Avrupalıların her şeye gücü yeten Çin endüstrisinin eşi benzeri görülmemiş saldırısının hedefi olması; Avrupalıların yaşadıkları derin krizi atlatmak için 7,6’ya varan yüksek ithal vergisi kararına Çin’in Avrupa üreticileriyle ortaklık kurmak, yerel üretim yapmak ve böylece gümrük vergilerinden kaçınmak karşı hamlesi karşısında nasıl çaresiz kaldıkları; sonlarını getirecek bu hamleye yoğun rekabet nedeniyle iş yükü azalan fabrikaların işlerini sürdürmeye yardımcı olan kurtarıcı gibi sarıldıkları dönemin gerçeği.

Yön Değiştiren Teknoloji Transferi

 Kırk yıl önce Batılı şirketler Çin’e gidip teknoloji aktardı şimdi Batı ülkeleri Çinli şirketleri kendi ülkelerine davet edip onların üretim yöntemlerini ve teknolojileri öğrenmeye çalışıyor. Yön değiştiren teknoloji transferine son yıllarda Reverse Deng (Tersine  Deng (*)  adı veriliyor.

Çin, disiplinli iş gücü, Avrupa’nın çok ötesine geçen robotik teknolojisi ve Çin Komünist Partisi’nin harfiyen uygulanan beş yıllık planlamaları sayesinde, düşük maliyetli üretiminin baskın hale geldiği birçok sektörde hala dünyanın fabrikası rolünü korumakta.

Ancak bu, artık Çin’in hırsları ve ekonomik süper güç statüsü için yeterli değil. Batılıların on yıllarca safça atfettiği pasif taşeron rolü artık günümüz gerçeklerine uymuyor. Avrupa üreticileriyle yapılan teknoloji transferlerinden otuz yıldır ders alan Çin, yapay zeka, yenilenebilir enerjiler ve nükleer reaktörler, yüksek hızlı trenler ve elbette otomobiller gibi en ileri alanlarda önemli bir liderliğe sahip.

Küreselleşmenin İronik Cilvesi

Böylece, küreselleşmenin ironik bir cilvesiyle, Çin dünyanın geri kalanını “kendi fabrikasına” dönüştürmek ve yüksek teknoloji ürünleriyle doldurmak istiyor. Otomobillerle başlayarak. Trump’ın “MAGA” kalesine kıyasla hala çok daha geniş olan 450 milyonluk devasa pazarıyla Eski Kıta’yı hedef alıyor. Tüketim toplumunun bir simgesi, Roland Barthes’ın deyimiyle “mükemmel derecede büyülü bir nesne” olan otomobil, bugün elektrikli versiyonlarıyla iklim değişikliğiyle mücadelede itici bir güç, Pekin’in planladığı bu “tersine küreselleşmenin” Truva atı olmak için tüm kriterleri fazlasıyla karşılıyor.

“Çinli üreticiler, 2030 yılına kadar küresel pazarın 0’unu temsil etmek için yurtdışı üretimlerini üç katına çıkarmayı planlıyor.” Çin dışında üretilen araç sayısının beş yıl içinde 1,2 milyondan 3,4 milyona çıkması bekleniyor.

Elektrikli Araçlar ve NTE

Elektrikli araçlarda “nadir elementler” (özellikle nadir toprak elementleri / rare earths) çok önemli. Çünkü yüksek verimli elektrik motorları, batarya sistemleri ve elektroniklerde bu elementlerin çok özel manyetik ve termal özelliklerinden faydalanılıyor. Bugünkü elektrikli otomobillerin büyük........

© yetkinreport.com