DAHA KAÇ CAN GİDECEK?
Yıllardır aynı acıları yaşıyoruz…
Trafikte can veriyoruz, üretimde geriliyoruz, ortak aklı kaybediyoruz.
Karadeniz’in ortasında, her nimetiyle donatılmış bir şehir neden hâlâ kendi potansiyelinin gerisinde kalıyor?
Giresun’dan bakmak, Giresun’dan taraf olmak ne zaman mümkün olacak?
Çünkü Giresun Liman Kavşağı artık sıradan bir trafik noktası değildir. Yıllardır biriken ihmallerin, ertelenen kararların ve görmezden gelinen risklerin adıdır. Aynı yerde aynı acılar yaşanıyor, aynı sirenler yükseliyor, aynı açıklamalar tekrarlanıyor:
“İnceleme başlatıldı…”
Bir şehir daha kaç can kaybederse bu mesele ciddiye alınacak?
23 Mayıs’ta yaşanan kazada bir TIR, ışıkta bekleyen araca çarptı. Aynı aileden beş kişi hayatını kaybetti. Bir anne, bir baba ve üç çocuk… Bayram yoluna çıkan bir aile, bir anda acının ortasında kaldı.
Aradan çok geçmeden aynı kavşakta bir kaza daha yaşandı. Bu kez bir makam aracı bariyerlere saplandı.
Bu şehir yıllardır bekliyor. Ve bu bekleyiş yeni değil.
1992–1993 yıllarında Yeni Giresun Gazetesi’nde haber müdürüydüm. Manşetler değişmiyordu: “Trafik Terörü.” Samsun– Sarp Sahil Yolu, özellikle Giresun geçişlerinde bir ölüm hattına dönüşmüştü.
Dar yollar, kontrolsüz sollamalar, ağır tonajlı araçlar…
Bir anlık dikkatsizlik…
Ve geriye sadece acı kalıyordu.
Espiye’de yaşanan bir kazada gelen ilk bilgi hâlâ hafızamda:
“Cenazeler tanınmayacak durumdaydı.”
O gün anladım ki mesele sadece haber değil, bir şehir meselesiydi. Acıya alışmaya zorlanan bir kent vardı.
Gazetedeki arkadaşları toplayıp şunu söyledim:
“Bu........
