BAKAN’A SORMAK İSTERDİM…
İstişare…Diyalog…Demokrasi…Ne güzel kelimeler.Ama bu kelimelerin gerçek karşılığını görmek için söylemlere değil, uygulamaya bakmak gerekiyor.Milli Eğitim Bakanı Prof. Dr. Yusuf Tekin, hafta sonu Giresun’daydı.“ Türkiye Yüzyılı Buluşmaları” kapsamında vatandaşlarla, esnafla bir araya geldi; eğitim yatırımları ve çalışmalar hakkında bilgiler aldı.Vatandaşı dinlemek elbette önemli.Ama demokrasinin bir başka önemli ayağı daha var:Soru sormak.Özellikle de gazetecinin…Çünkü gazeteci yalnızca kürsüden söyleneni aktaran, fotoğraf çeken, açıklamayı olduğu gibi yayımlayan kişi değildir.Gazeteci sorar.Sorgular.Takip eder.Kamu adına cevap arar.İşte tam da burada insanın aklına şu soru geliyor:İSTİŞARE VARSA, SORU NEDEN YOK?Sayın Bakan demokrasi, diyalog ve istişareden söz ediyor.Ne güzel…Ama gazetecilerin soru sorabileceği bir ortam olmayınca, bu kavramların karşılığını nasıl göreceğiz?Gazetecinin görevi yalnızca dinlemek değildir.Bazen bir soru, onlarca açıklamadan daha değerlidir.Çünkü o soru, vatandaşın merakıdır.Üreticinin derdidir.Velinin beklentisidir.Öğrencinin geleceğidir.Ben de Sayın Bakan’a Giresun’un köylerini ve köy okullarını sormak isterdim.Özellikle de Tirebolu Karakaya İlköğretim Okulu’nu…Çünkü ben o köyün çocuğuyum.O okulun sıralarından geçmiş, o okulun zilini duymuş insanlardan biriyim.Karakaya İlköğretim Okulu geçen yıl kapatıldı.Elbette bunun gerekçeleri vardır.Öğrenci sayısı…Nüfus…Taşımalı eğitim…Bunların hepsi anlatılabilir.Ama asıl sorulması gereken........
