HEDEFLERİ TOPLUMLARI ÇÜRÜTMEKTİR
Bu sütunlarda defalarca yazdık: Eski CIA Başkanlarından Alen Dulles, 3. Dünya ülkelerine ilişkin politikalarını şöyle açıklıyordu: “Bütün değerlerini bozacağız. Gençler özel hedefimizdir…”Bu amaç doğrultusunda yapmadıkları kalmadı. Hollywood ellerindeydi; ahlâkı bozacak, manevî değerleri çürütecek her türlü sapık filimleri yaptırdılar. Ne yazık ki, 1970'lerden itibaren, bizim Yeşilçam da bu furyaya katıldı! TGRT Haber'de “Taksim Meydanı” adıyla güzel bir programa rastladım. Yıllar önce, bir televizyon kanalında, “Şimdiki Zaman” programında yaptığı mülâkatları, “ÇÖKMEDEN” isimli çok değerli bir kitapta toplayan Gürkan Hacır bu programın yöneticisi. Bu programda, TGRT muhabiri Ece Sevim, şu iddiada bulundu: Lezbiyenliğe, Homoseksüelliğe yer verilmeyen dizi nerede ise yok gibi. Yapımcılara gönderilen senaryolarda, eğer bu sapıklıklara yer verilmiyorsa, o senaryo geri gönderiliyor! İnanılır gibi değil!LGBT'nin bâzı siyasetçiler tarafından nasıl savunulduğunu da hatırlıyoruz! CHP Genel Başkan Yardımcısı Ali Mahir Başarır'ın ağzından şu sözleri televizyonda canlı olarak hayretler içinde izlemiştik: “LGBT ülkenin aydınlık geleceğidir!”Sabah Gazetesi'nde Yüksel Aytuğ, “Dizi değil ahlâk törpüsü” isimli, 6 Şubat tarihli yazısında, dizilerdeki pespayelik konusunda çarpıcı bir örnek vermiş. NOW TV'de yayımlanan “Kıskanmak” adlı dizinin son bölümünden bir sahne: Üç, evli kadın var. Üçü de kocalarından değil, başkalarından hâmile! Halit karakterinin eşi Mükerrem'in, kocasının kardeşinden hâmile kalması yetmezmiş gibi, Nüzhet'in eşi Nalan da, Nüzhet'in abisi Halit'ten hâmile! Bu kadar ahlâksızlık yetmezmiş gibi; kocasından çocuk sahibi olamayan Şükran da, konağın şoföründen hâmile!RTÜK bu pespayeliklere müdahale etmeye kalktığında, bizim mâlum koro hep birlikte ayağa kalkıyor: özgürlüklere müdahale ediliyor!Böyle bir özgürlük olamaz. Bu milletin manevî değerlerini çürütecek böyle rezil yapımlara izin verilemez. Sosyal Medya rezaletini de biliyoruz. İspanya ve Fransa bu konuda önemli bir adım attılar ve 16 yaşından küçükler için sosyal medyaya erişim yasağı getirdiler. Bizde de bir düzenleme yapılıyor ki, bir an önce hayata geçirilmelidir.Hürriyet ve Demokrasi maskesi altında, genel ahlâkı çürütmeye ve ülke bütünlüğünü hedef alan faaliyetlere karşı mücadelenin ne kadar önemli olduğu meydandadır. İktidarın bu konudaki mücadelesine, 'Gericilik ve Hürriyet düşmanlığı' gibi klâsik şablonlarla karşı çıkılmasının vatana ihanetle eşdeğer olduğu bilinmelidir.Epstein belgeleri Batı'daki sapıklığının ne boyutlarda olduğunu iyice açığa çıkarmıştır.Epstein'in 16 Temmuz 2016 darbe teşebbüsünden de haberdar olduğu anlaşılıyor! Yine, bir belgede, Cumhurbaşkanımız için, “Netenyahu'dan tiksiniyor” ifadesi kullanılmış ki, bu tespit, Soykırımcı İsrail'e bakışımızın âdeta bir özeti gibidir. Yıllar önce Tercüman Gazetesi yazarı rahmetli Ergun Göze'den okumuştum. Fransız yazarı Rene Guenon, “Batı yegâne sapık medeniyettir” demiş!Yaşadıklarımız bu tespiti doğrulamıyor mu? Fakat, ne yazık ki, bu milletin aydınları, Tanzimat Döneminden beri, Batıyı, 'En Üstün Medeniyet' olarak benimsedikleri ve Batı hayranlığı ile idrakleri körlendiği için, bu milletle olan bütün bağlarını koparmışlar; bu milletin değerlerini savunanları da, 'GERİCİLİKLE' suçlamışlardır. Tabiî, kendilerini de, 'İLERİCİ-ÇAĞDAŞ' olarak nitelendirmişlerdir.Ne yazık ki, gençlerimiz de, 'İlericilik ve Çağdaşlık ' adına, bu Batı hayranların peşlerine takılmışlar ve kendi milletlerine, aynen onlar gibi bakmaya başlamışlardır!“ÇÖKMEDEN” kitabının 2009 yılında yapılan 3. Baskısının önsözünde, şu harika tespite yer verilmiş: “ Türkiye'de bir kutuplaşma yaşanıyor. Bu, daha önceki kutuplaşmalardan çok farklı ve de çok daha tehlikeli… Kutuplaşmanın örtüsü, bu kez “'Demokrasi'. Demokrasi adı altında, Türkiye'yi ayakta tutan ne varsa birer birer yok edilmeye çalışılıyor. Kırmızı çizgiler siliniyor, devlet geleneği yerle bir ediliyor, Kuruluş Prensipleri tartışmaya açılıyor…”Rusya'nın 24 Şubat 2022 sabahı başlayan Ukrayna Harekâtı ile ilgili olarak, Rusya Devlet Başkanı Putin, sabah 05.50'de yaptığı açıklamada, Amerika'ya şu önemli uyarıyı yapmıştı: “Son âna kadar, bizi, kendi menfaatleri için kullanmak, geleneksel değerlerimizi imha etmek ve bize, halkımızı içten kemirecek olan, kendi, sözüm ona 'değerlerini', kendi ülkelerinde saldırgan şekilde yerleştirdikleri ve insan tabiatıyla çeliştiği için, doğrudan doğruya yozlaşma ve dejenerasyona götüren mekanizmaları empoze etmek girişimleri kesilmedi. Bunun olmasına izin verilemez.”Putin haklı değil mi?
