menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Fındıktaki Sömürü

12 0
01.09.2026

Ekonomi, siyaset ve sosyoloji gibi disiplinleri tahsil edenler, ekonomi, siyaset ile ilgilenenler bilirler: Kapitalizmin ilk evresindeki sermaye birikiminin iki temel kaynağı vardır. Birincisi, yakın-doğu, uzak-doğu başta olmak üzere kendisi fakir ama zengin hammadde varlığı olan diyarlardan ucuz değil, çok ucuz bir bedelle işlenmemiş maddeyi alarak işlendikten sonra pahalı değil, çok pahalı olarak dünyanın belli başlı memleketlerine malın satılmasıyla elde edilmesidir. İkincisi ise kapitalizmin başlangıç ülkesi İngiltere'de üretimde çalıştırılan işçilerin ucuz değil, çok ucuza çalıştırılmasından elde edilen sermaye birikimidir. Bu sömürü nasıl işlemektedir: Kendilerinin işçi olduğunu bilmeyen işçiler, günde 18 saat çalışmaktadır. Bu çalışmanın karşılığında aldıkları ücret, barınma ve beslenme masraflarına gitmektedir. Daha doğrusu işverenin işçiye tahsis ettiği derme çatma yerlerde kalıp yine işverenin satışını yaptığı dükkânlardan yiyecek ve içecek satın alıp ay sonunda alacağı ücretle barınma ve beslenme giderlerinin mahsubundan sonra işçiye bir para kalmaması üzerine kurulu bir vahşi sömürü düzenidir. Özcesi “Fabrikamda çalış, ye ve iç, sonunda bir ay nefes almış olursun. Yoksa aç kalır ve ölürsün” denilmektedir. ***1700'lü yıllardan itibaren Giresun ilinden fındık ihraç edilmektedir. İlk önce Batum üzerinden Rusya'ya oradan Almanya'ya, Almanya'dan da İngiltere, Fransa başta olmak üzere Avrupa diyarlarına satılmaktadır. Cumhuriyet öncesinde Almanya, İngiltere ve Fransa'ın egemenliğinde bir takım Levantenler, Giresun başta olmak üzere Doğu........

© Yeşilgiresun