menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Spor ahlakı

14 0
06.07.2026

Büyük bir heyecanla beklediğim Dünya Kupasından, plansız ve liyakatsiz yönetimimiz başta olmak üzere akıl almaz bir senaryo sonucu elenmemizden dolayı mı bilmiyorum, hiçbir maçtan keyif alamıyorum. Futbol ile ilgisi olmayan Amerika sayesinde, erken saatlerde kalksam da izlemeye tahammül edemeyip çoğu maçı kapıyorum. Geniş özetlerde dahi izleme isteği, futbol zevki uyandırmıyor maçların büyük bölümü. Gustavo Alfaro gibi bir futbol katili teknik direktörün açıklamaları sonrası da bu fikrim pekişti. Finali bile yarım yamalak takip edeceğim sanırım.

Günümüzde futbol, bir hikayeden çok büyük bir endüstriye evrildi. Futbolcular, teknik ekipler, yöneticiler tüm imkanları ileri düzey ve sürdürülebilir bir sistem için yoğun şekilde kullanma odağında. Birçok futbolcu özel bir hayat yaşar. Hikayeleri de önemlidir ancak bir başarıya ulaşmadıkça futbol izleyicisi için bir anlamı yoktur. Bugün futbolun zirvesindeki kulüplerin takip ettiği Victor Osimhen’in de son derece imkansızlıklar içinde mücadele ile geçen bir hikayesi var. Ancak gündeme hikayesi ve acıları ile değil, üstün futbol kabiliyeti ve başarıları sayesinde geliyor! İnsanların kötü yaşantısı futbol hikayesi değildir, olamaz. Dizi-Film sektörü değil burası ki dramayı öne çıkaralım...

Paraguay başta olmak üzere birkaç milli takımın benimsediği yol da bu. Başarı değil, ajitasyon ile gündem olabilmek. Dünyanın 1 numaralı futbol podyumunu, kendi........

© Yeniçağ