Elon'un roketi TMSF'ye geçseydi
Bir ülkede istisna yeterince tekrarlanırsa kural haline gelir. Bunu bazen kanun değiştirir. Bazen mahkeme karar verir. Bazen de sadece herkes susar ve bir sabah uyandığınızda olağanüstü olan, olağan olmuştur.
Türkiye'de kayyım böyle bir şey oldu.
İlk atamalar 'terör bağlantısı' gerekçesiyle geldi; önce şirketler, sonra medya kuruluşları hedef oldu. Ardından 'kamu düzeni' gerekçesi öne sürüldü ve atamalar belediyelere uzandı. Her seferinde bir gerekçe vardı. Her seferinde "geçici" denildi. Her seferinde bir istisnaydı. Fakat her yeni istisna, bir öncekini biraz daha sıradanlaştırıyordu.
Anton Çehov'un bir hikayesi var. Bir köylü, oltasına ağırlık yapmak için ray vidasını söküyor. "Bir vida beyim," diyor müfettişe, "bir sökeriz bir bırakırız, tren devrilmez." Muhtarın da o vidalardan kilit yaptırdığını öğreniyoruz sonra. Kimse bunu yanlış bulmuyordu artık. Çünkü herkes yapıyordu. Çünkü muhtar onaylamıştı. Çünkü tren henüz raydan çıkmamıştı.
Kayyım uygulaması da benzer biçimde normalleşti. TMSF sitesinde 03.12.2025 itibariyle şirket sayısı 1314.
Şimdi sormamız gereken soru şu değil: "Bu atama hukuka uygun muydu?" Şu: “Biz kayyımı ne zaman istisnai bir tedbir olmaktan çıkarıp olağan bir yönetim aracına dönüştürdük?”
SpaceX, Microsoft ve Meta'nın Türkiye'de faaliyet gösteriyor olduğunu hayal edin. Sonra kayyım atandığını. Bir düşünce deneyi yapalım: SpaceX, Hawthorne, Kaliforniya yerine İstanbul'da kurulmuş olsaydı. Falcon 9 roketi Boca Chica'dan değil, Tekirdağ kıyılarından fırlatılıyor olsaydı. Mark Zuckerberg Silicon Valley'de değil, Maslak'ta ofis kursaydı.
Bu soruyu hukuk teorisi için değil, mevcut uygulamanın ekonomik ve kurumsal maliyetini görünür kılmak için soruyoruz.
SpaceX Türkiye'deyse Ne Olur?
Elon Musk'ın kurduğu SpaceX, 1,77 trilyon dolarlık değerlemeyle halka arz oldu; kapanışta 2,1 trilyon doları aşarak dünyanın en değerli şirketleri arasına girdi. Yaklaşık 13 bin çalışanı, üç kıtaya yayılan tesisleri ve ABD Savunma Bakanlığı ile NASA için yürüttüğü projeler düşünüldüğünde, bu yalnızca büyük bir şirket değil; aynı zamanda kritik teknolojik ve stratejik kapasiteyi bünyesinde barındıran bir kurum.
Mevcut mevzuat uyarınca, milli güvenlik veya kamu düzenini tehdit eden iddialara dayalı olarak soruşturma aşamasında (kesinleşmiş bir mahkeme kararı olmaksızın) tedbiren kayyım atanması yasal olarak mümkündür. Ancak bu durum, SpaceX gibi devasa bir yapıda uygulandığında ne olabilir?
Küresel Senaryolar ve Zincirleme Reaksiyonlar
Amerika'nın Tepki Modeli: Washington'da ciddi diplomatik yaptırımlar ve siyasi tepkiler gündeme gelebilir. Kongre'de acil oturum toplanır. ABD Ticaret Bakanlığı Türkiye'yi "güvenilmez yatırım ortağı" listesine alabilir. NATO'da Türkiye' ye siyasi baskı tartışmaya açılabilir. Savunma sözleşmeleri dondurulabilir. Kredi derecelendirme kuruluşları Türkiye'nin yatırım riskini yeniden değerlendirebilir.
Meta (Facebook) Senaryosu: Meta'nın sunucu altyapısı, algoritmaları ve kaynak kodları... Kayyım atanır atanmaz, Uluslararası veri koruma otoriteleri harekete geçebilir; AB GDPR kapsamında Türkiye'yle veri transferini askıya alabilir. Avrupa mahkemeleri dava açabilir. Böyle bir müdahale ihtimali bile, 3 milyardan fazla kullanıcının verilerinin güvenliği konusunda küresel ölçekte ciddi endişeler doğurabilir. Bu, tarihte eşi görülmemiş bir siber egemenlik krizi olabilir.
Microsoft Senaryosu: Azure altyapısı, Office 365 lisansları, LinkedIn veritabanı… Kayyım atanır atanmaz, küresel ölçekte ciddi operasyonel aksaklıklar yaşanabilir. Fortune 500 şirketleri Türkiye'deki bağlantılarını kesebilir. IMF, Dünya Bankası ve benzeri uluslararası kuruluşların Türkiye'deki yatırım ortamına ilişkin değerlendirmeleri olumsuz etkilenebilir. Teknoloji sektöründe "Türkiye riski" kalıcı bir kategori haline gelebilir.
Türkiye'nin Gerçekliği - Kayyım Rocket Science'ı Bilmezse…
Mesele atanan kişinin yeteneği değil; SpaceX gibi bir şirketin yıllar içinde oluşmuş teknik uzmanlığının, mühendislik kültürünün ve kurumsal hafızasının idari bir kararla devralınamayacak olmasıdır. Şirketin sistemini bilen yabancı binlerce yazılım ve uzay mühendisi bir haftada istifa edebilir. Roket yakıt tedariki kesilebilir çünkü yabancı ortaklar sözleşmeleri iptal edebilir. Fırlatma programı dondurulabilir. Şirket değeri 6 ayda yüzde doksana yakın eriyebilir.
Kayyım uygulaması yalnızca bir şirketi değil, o ülkenin tüm iş ortamına duyulan güveni mahkûm eder. Tahkim klozu, hukuki güvence, öngörülebilirlik… Bunların olmadığı yerde sermaye yalnızca konaklar, yerleşmez.
Asıl Mesele Yalnızca Dev Şirketler Değil.
Elbette SpaceX, Microsoft ya da Meta Türkiye'de değil. Ama her yıl kurulan binlerce KOBİ,........
