Hayırlı olsun, yeni kur şoku göstere göstere geliyor...
Konuyu uzatmayacağım. En son söyleyeceğimi de en başta paylaşacağım: Hayırlı olsun, yeni kur şoku göstere göstere geliyor.
Bugün elimizde üç temel veri var: Artan kısa vadeli dış borç, zayıflayan rezervler ve hızlanan yabancı çıkışı.
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası verilerine göre kısa vadeli dış borç stoku 173,4 milyar dolara ulaşmış durumda. Daha da önemlisi, önümüzdeki 12 ay içinde çevrilmesi gereken toplam dış borç 239 milyar dolar.
Buna karşılık swap hariç net rezervlerin 54,3 milyar dolara gerilemesi, bu borç yükünün karşısında tampon gücün sınırlı kaldığını gösteriyor.
Tabii bu tabloya bir de oynak sıcak para davranışı ekleniyor.
Bakın 13 Mart haftasında tahvillerde 2,9 milyar dolarlık rekor satış gerçekleşti. Borsada yabancı çıkışları keskinleşti ve çok övünülen carry trade tayfası, savaşın başlamasından bu yana 12 milyar dolarını yurt dışına kaçırdı.
Gördüğünüz gibi iş sadece yüksek faiz vererek çözülmüyormuş.
Ama ne yazık ki kafa hep aynı kafa…
Dün hangi hatalar yapıldı ise bugün de aynı hataların katmerlisi yapılıyor.
Şimdi size vereceğim örneklere bakın; ne demek istediğimi çok daha iyi anlarsınız.
1- Meşhur 5 Nisan 1994 Krizi
Kurun patladığı, şirket ve esnafların bir gecede battığı, işsizliğin arşı aleme çıktığı o kriz...
"Eski Türkiye'de tüp kuyrukları vardı" diyenler, bugün de hükümete akıl veren Tansu Hanım'ın göz göre göre sebep olduğu o krizden hiç bahsetmezler nedense.
Neyse, gelelim bugün ile benzerliğine: O dönemde de Türkiye yüksek kısa vadeli borçla büyüyor, ancak rezervler bu yükü karşılamakta yetersiz kalıyordu.
Güven zedelenince yabancı sermaye hızla çıkmış, TL çok sert değer kaybetmiş, dolar fırlamış ve faizler........
