menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Cin işi, fon işi...

102 0
19.09.2026

“Sayın Cumhurbaşkanımıza ve onun ülkemizin bağımsızlığı için gece gündüz çalışan ekibine olan saygım, sevgim ve inancım sonsuzdur.”

Bu cümleler, bugün Türkiye sermaye piyasalarını sarsan soruşturmanın merkezindeki isimlerden birine ait.

Üstelik yalnızca Cumhurbaşkanı'na duyulan sevgiden söz edilmiyor. Ardından “yerli ve milli duruşumuzu kararlılıkla sürdüreceğiz” deniliyor.

Ne kadar tanıdık değil mi?

Finans dünyasında “yerli ve milli” kavramının bir yatırım stratejisi olmaktan çıkıp bir güven mekanizmasına dönüştürülmesi meselesinden söz ediyorum.

İddialara ve soruşturma dosyasına konu olan yapıya baktığımızda, kendi çevresindeki bazı hisselerin fonlar aracılığıyla yatırımcılara taşındığı, bu hisselerin olağanüstü oranlarda değer kazandığı ve sisteme sürekli yeni para girişi oldukça çarkın döndüğü bir yapı tartışılıyor.

Hisse yükseliyor, fon yükseliyor, yatırımcı kazanıyor. Yatırımcı kazandıkça çevresine anlatıyor. Yeni yatırımcı geliyor. Yeni para geldikçe sistem büyüyor.

Ta ki yeni para gelmemeye başlayana kadar...

Ponzi tipi yapıların en büyük sırrı zaten budur. Sistem para kazandırdığı sürece kimse mekanizmanın nasıl çalıştığını fazla sorgulamaz. Herkes kazandığını gördüğü için soru sormak gereksiz hale gelir.

Ta ki müzik durana kadar.

SPK müdahale etti. Soruşturmalar başladı. Gözaltılar ve tutuklamalar geldi. Bazı şüpheliler hakkında yurtdışına çıkış tedbirleri uygulandı. Fonların önemli bölümünde parası kalan yatırımcılar ise şimdi ne zaman ve ne kadar paralarını geri alabileceklerini bekliyor.

Ortada yüz binlerce, hatta mağduriyetin boyutuna ilişkin farklı hesaplamalar dikkate alındığında çok daha geniş bir........

© Yeniçağ