Kötülüğün Ekonomisi İyiliğin Yoksulluğu…
Cumartesi yazımı iyilik ve kötülük üzerine yazmak istedim. Yaptığım araştırmalar ve bu güne kadar karşılaştığımız olayları yorumlarken uzum bir metin ortaya çıktı.
İyilik ve kötülük üstünde çokça düşünülmesi gereken, sonuçları itibari ile yaşam kalitemizi oluşturan temel olgular gibi duruyor karşımızda.
Bu sebeple yazımı üçe bölmeye karar verdim. Üç gün üst üste gazetemiz Yeniçağ yarına notlar köşemde yayınlanacak yazım.
Bölüm: Özel Kötülükler, Kamusal Fayda
Felsefe ve iktisat tarihinde kötülük ile ekonomi arasındaki ilişkiyi en çarpıcı biçimde kuran düşünürlerden biri Bernard Mandeville’dir.
Mandeville, 1714’te yayımladığı Arıların Masalı: Özel Kötülükler, Kamusal Faydalar adlı eserinde, ekonomik hareketliliğin yalnızca erdemlerden doğmadığını savunuyordu. Ona göre hırs, gösteriş, kıskançlık, savurganlık ve tüketim arzusu gibi ahlaken kusurlu davranışlar üretimi, ticareti ve istihdamı artırabiliyordu.
Böylece bireyin kötülüğü, toplumun ekonomik faydasına dönüşebilirdi.
Mandeville’in çarpıcı önermesi şuydu; Özel kötülükler, kamusal fayda üretebilir.
Fakat bugün bu önermeyi yeniden düşünmemiz gerekiyor.
İyi ve kötü nedir? Doğru ve yanlış nedir? Mutlu olmanın anahtarı nedir?
Zenginlik ve güç mutluluğun ölçüsü müdür? Ya........
