menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

SÖVMEMEK

28 0
15.04.2026

Biz biz idik, biz idik; iki tane kız idik. Dolayısıyla evde iki kız çocuk olduğumuz için hiç küfür duymadık. O zaman bugünkü imkânlar yoktu. Küfür öğrenebileceğimiz bir televizyon ya da sosyal medya bulunmuyordu. Okullarda ise öğretmen korkusu vardı, saygı çoktu. Sövmek gelişememişti.

Eşi ve kızları ile yaşayan babam, ya maç izlemediği için ya da çok özel, Allah dostu bir insan olduğu için hiç küfür etmezdi. Dolayısıyla tertemiz bir çocukluğum oldu.

Sonra büyüdüm, kendi çocuklarım doğdu. Erkek çıktılar. “Artık evde biraz küfür olur.” dedim. Bol bol maç falan da izliyoruz. Ama ne olsa beğenirsiniz; kimse sövmedi. Şaşırdım kaldım. Müsabakaları izlerken ufak ufak “Geri zekâlı, nasıl kaçırdın?”, “Akılsız şey ya!” falan gibi fitiller ateşledim. Yok, devamı gelmiyor.

Zamanla büyüdüler. Bazıları erkek okuluna gitti, bazıları normal okula. Baktım, hareketlenmeler, kıpırdanmalar başlıyor. Dedim, “Yaşasın!” Ayağın kokuyorsa, sesin klasik müzikteki korna aletininkine benziyorsa, bir zahmet küfür de edeceksin. Küfür insanı rahatlatır. Ben sokakta küfür ederek gezin demiyorum ama yani böyle kendi aranda minicik bir şeyler ya da trafikte tatlı tatlı söylenmeler lazım. Olmazsa........

© Yeniçağ