Korkma
Bu, bizim İstiklâl Marşı’mızda kendimize verdiğimiz ilk emirdir: Korkma!
Biz korkmayız. Olmuşlardan korkmayız, olanlardan korkmayız, olacaklardan korkmayız.
Korkuya teslim olacak bir millet değiliz. Elbette iyimiz var, kötümüz var; çalışanımız var, kaçanımız var; cesurumuz var, yorulanımız var. Her çeşit insanız. Ama bu milletin damarlarında, ihtiyaç duyulduğunda harekete geçecek asil bir kan, sarsılmaz bir vatan olgusu var. Hepimiz biliriz ki mesele vatansa, gerisi teferruattır.
O yüzden bizi neşeli, kızgın, soğukkanlı, sakin, huzurlu ya da mutsuz görenler şunu iyi bilsinler: En temelde duran vatan sevgimiz, karakterlerimiz gibi çeşitlilik göstermez! Konu ülkemiz olduğunda tek tipiz. Yıkılmaz, tartışılmaz. Vatan, millet, bayrak ve bağımsızlık söz konusu olduğunda bu milletin nerede duracağı nettir.
Gündemlerle ilgili endişe taşıyanlar oluyor. Arkadaş meclislerinde duyuyoruz. Ben Allah’ın Türk milletini koruduğuna inanıyorum. Atalarımızın, Atatürk’ümüzün bizden beklediklerini biliyorum. Türk insanının en küçük bir tehdit karşısında dahi nasıl birleşebildiğini ve birleştiğinde nasıl muazzam bir güce dönüşebildiğini biliyoruz. Dünya biliyor.
O yüzden Mehmet Âkif Ersoy’u dinliyorum ve korkmuyorum.
Atatürk’ü dinliyorum; muhtaç olduğum kudretin........
