menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Standart zerafet

52 0
31.08.2026

Savcılık tarafından Melih Gökçek ile ilgili resen bir soruşturma başlatıldı. Gökçek de bütün belge ve bilgileri savcılığa vereceğini açıkladı. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, basın ve yayın organlarında yer alan, Gökçek’in yurt dışındaki şirketlere kayıt dışı para aktardığı yönündeki iddialar üzerine “maddi gerçeğin ortaya çıkarılması amacıyla” resen soruşturma başlatıldığını duyurdu.

Ben bu gelişmenin öncelikle başka bir tarafına dikkat çekmek istiyorum.

Hukukun ne kadar kurallı ve naif işlediğini gördüğümüzü söylemek istiyorum.

Evet, yanlış okumadınız: Naif.

Çünkü savcılık, ortada iddialar var diye hüküm vermedi. İddiaları doğru kabul etmedi. “Zaten yıllardır bunlar konuşuluyor” demedi. “Kamuoyunda böyle bir kanaat oluşmuş” diyerek kanaati delilin yerine koymadı.

Sadece soruşturma başlattı.

Yani hukukun olması gereken o son derece sıkıcı, son derece sade ve hatta biraz da romantik yöntemini uyguladı:

İddia varsa araştır. Delil varsa değerlendir. Suç varsa ortaya koy. Yoksa da yok de.

Ne kadar naif değil mi?

Üstelik Gökçek de soruşturmanın ardından “veremeyeceğim hesabım yoktur” diyerek gerekli bilgileri savcılığa vereceğini ve kendisini Türk adaletine teslim ettiğini açıkladı.

Aslında olması gereken tam da bu.

Savcılık açısından da doğru olan bu.

Şüpheli açısından da doğru olan bu.

Kamuoyu açısından da olması gereken bu.

Çünkü hukuk devletinin en önemli meziyetlerinden biri, bir insanı suçlanıyor diye suçlu ilan etmemesidir.

Bu nedenle Gökçek hakkında başlatılan soruşturmanın kendisini değil, işleyiş biçimini takdir etmek gerektiğini düşünüyorum.

Gökçek'in suçlu olup olmadığını bugün bilmiyoruz.

Bunu ben de bilmiyorum.

Savcılık da henüz bilmiyor.

Zaten soruşturmanın anlamı da tam olarak burada.

Savcılık, “maddi gerçeğin ortaya çıkarılması” amacıyla harekete geçtiğini söylüyor.

Keşke hukuk dünyamızda bu cümle daha sık duyulsa.

Çünkü bizde bazen........

© Yeniçağ