menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Muhalif olmak neye karşı olmaktır?..

20 0
26.09.2026

Mansur Yavaş’ın CHP’den istifası, Türkiye siyasetinde yalnızca bir belediye başkanının partisinden ayrılması olarak okunamayacak kadar çok tartışmayı beraberinde getirdi. Ancak bu tartışmanın belki de en dikkat çekici tarafı Yavaş’tan çok, kendisine yönelik tutumların kimler tarafından ve hangi gerekçelerle ortaya konulduğu.

Yavaş, Cumhurbaşkanı Erdoğan’la 9 Eylül’de yaptığı görüşmenin ardından açıklama yapmak zorunda kaldı. Görüşmede Ankara’nın ulaşım altyapısı, metro yatırımları ve devam eden projelerin ele alındığını açıkladı.

Normal şartlarda bir büyükşehir belediye başkanının Cumhurbaşkanı ile görüşmesi, hele ülkenin siyasi kutuplaşması düşünüldüğünde, elbette haber olabilir. Görüşmenin içeriği, zamanlaması ve siyasi sonuçları da tartışılabilir.

Fakat bir görüşmeyi haber olmaktan çıkarıp bir siyasetçinin siyasi kimliğinin neredeyse tek açıklaması haline getirmek başka bir şeydir.

Yavaş’ın görüşme sonrasında açıklama yapmak zorunda kalması, aslında tartışmanın hangi noktaya geldiğini gösteriyordu.

Ardından CHP’den istifa etti.

Üstelik Yavaş’ın istifası, başka bir partiye geçiş şeklinde gerçekleşmedi. Siyasi yoluna bağımsız olarak devam edeceğini açıkladı. İstifa açıklamasında kararını uzun süredir düşündüğünü, CHP içinde yaşanan hukuki ve siyasi tartışmaların siyaseti toplumun güvenini zedeleyen bir noktaya taşıdığını söyledi. Ayrıca seçmenin iradesinin, onun onay vermediği siyasi adreslere taşınmasını doğru bulmadığını belirtti.

Bence tartışmanın en önemli noktalarından biri de burası.

Bir siyasetçi partisinden ayrıldığında, ilk refleksin “hangi partiye geçecek?” olması Türkiye siyasetinin alışılmış reflekslerinden biri. Çünkü siyaseti çoğu zaman fikirlerden, ilkelerden veya seçmen iradesinden önce parti tabelaları üzerinden okuyoruz.

Oysa Yavaş’ın istifadan sonra bağımsız kalmayı tercih etmesi, etik açıdan ayrıca tartışılması gereken bir tutumdur.

Çünkü seçmenin oyuyla elde edilmiş bir siyasi kimliği, bir partiden........

© Yeniçağ