Bitmeyen transfer sezonu
Türk siyasetinde "transfer" kelimesi artık spor sayfalarına ait olmaktan çıktı. Belediye başkanlarının, milletvekillerinin ve hatta teşkilat yöneticilerinin parti değiştirmesi neredeyse olağan bir siyasi gelişme gibi karşılanıyor. Üstelik son dönemde bunun hızlanacağına ilişkin iddialar da kamuoyunda sıkça dile getiriliyor. Kimileri bunu siyasetin doğası olarak görüyor, kimileri ise "güçlü olanın etrafında toplanma" refleksi olarak açıklıyor. Oysa gözden kaçan çok daha önemli bir mesele var: Seçmen iradesi.
Belki de bu tartışma, yıllardır tek taraflı biçimde anlatılan bazı siyasi olaylara yeniden bakmayı gerektiriyor.
Bunun en bilinen örneklerinden biri, Türk siyasi tarihine "Güneş Motel Olayı" olarak geçen süreçtir. Uzun yıllar boyunca özellikle sağ siyasetin önemli bir bölümü, Bülent Ecevit'i bu olay üzerinden ağır biçimde eleştirdi. Hatta denilebilir ki Ecevit'in siyasi kariyerinde en çok hatırlatılan başlıklardan biri hep bu oldu.
Ancak bugün yaşananlara bakınca ister istemez şu soru akla geliyor: Acaba Türk sağı, Ecevit'e bu konuda bir özür borçlu mu?
Çünkü bugün yalnızca birkaç milletvekilinin saf değiştirmesinden söz etmiyoruz. Belediye başkanlarının seçildikleri partiden ayrılarak başka siyasi hareketlere katıldığına, milletvekillerinin seçmenin verdiği yetkiyi farklı bir siyasi çizgiye taşıdığına, hatta muhalefet partileri arasında da benzer geçişlerin yaşandığına tanıklık ediyoruz.
Üstelik bu artık istisnai bir durum olmaktan da çıktı.
Sorun sadece iktidara geçenler değildir. Muhalefet partileri arasındaki geçişler de aynı ilkesel sorunu taşımaktadır. Çünkü mesele hangi partinin kazandığı değildir; mesele seçmenin neye oy verdiğidir.
Demokratik sistemlerde seçmen yalnızca bir kişiye oy vermez. Aynı zamanda bir programa, bir siyasi kimliğe, bir dünya görüşüne ve bir partiye de destek verir. Özellikle Türkiye gibi parti aidiyetinin güçlü olduğu ülkelerde seçmenin tercihi büyük ölçüde siyasi partiler üzerinden şekillenir.
Bu nedenle herhangi bir siyaset adına alınan oyların daha sonra bambaşka bir siyasete........
