menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Bir hesaplaşma mı var?

26 0
28.09.2026

Türkiye siyasetinde bazı soruların cevabı olayın kendisinden daha ilginçtir.

Bir siyasi isim hakkında ciddi iddialar ortaya atılır. Önce “iddia” denir. Ardından soruşturma başlar. Sonra siyasetçi görevinden ayrılır. Ve kamuoyuna genellikle şu mesaj verilir: Gereken yapılmıştır.

Peki gerçekten gereken yapılmış mıdır?

Fatma Betül Sayan Kaya'nın fon soruşturması tartışmalarının ardından AK Parti Genel Başkan Yardımcılığı görevlerinden istifa etmesi, bu eski tartışmayı yeniden önümüze getiriyor.

Çünkü bu kez yalnızca muhalefetin iddialarından söz etmiyoruz. İktidara yakın medya da dosyayı sorgulamaya başladı.

Yeni Şafak, Sayan Kaya'nın istifasını doğrudan “fon soruşturması kapsamında adı gündeme gelmişti” ifadesiyle haberleştirdi. Sabah yazarı Dilek Güngör ise Özata Denizcilik hisselerindeki satış zamanlamasını açık biçimde sorguladı. Güngör'ün “Haber mi alındı yoksa SPK'nın hisselerde alım-satımdaki isimleri açıklamaya başlamasından mı korkuldu bilmiyorum” sözleri, meselenin artık yalnızca muhalefetin gündeme getirdiği bir iddia olmadığını gösteriyordu.

Üstelik Yeni Akit de bu eleştiriyi haberleştirdi.

Burada insanın aklına ister istemez şu soru geliyor:

Bu yalnızca bir fon soruşturması mı, yoksa iktidar içerisinde daha geniş bir hesaplaşmanın işaretlerinden biri mi?

Bunu bugün için kesin olarak söylemek mümkün değil.

Ama siyasi gelişmelerin sıralanışı böyle bir soruyu sormayı mümkün kılıyor.

Önce yüz binlerce yatırımcıyı ilgilendiren fon soruşturması ortaya çıktı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, sorumluluğu bulunan herkesin hukuk önünde hesap vereceğini söyledi. Ardından AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, “Karanlıkta hiçbir şey kalmayacak” diyerek yanlış yapanların hesap vereceğini açıkladı.

Sonra partinin genel başkan yardımcılarından biri, hakkında çıkan iddiaların araştırılmasının önünü açmak amacıyla istifa etti.

Bu tablo iki şekilde........

© Yeniçağ