menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Kıbrıs’ta İngiliz Üsleri tartışması: HUKUK MU, SİYASİ MANEVRA MI?..

42 0
26.03.2026

Güney Kıbrıs Rum Yönetimi Başkanı faşist Eokacı/Enosisçi Nikos Hristodulidis’in, İngiltere Başbakanı Keir Starmer ile Kıbrıs’taki İngiliz üslerinin statüsünü görüşmek üzere ortak teknik komite kurulmasını önermesi, ilk bakışta “diyalog arayışı” gibi sunulsa da, meselenin özü çok daha derin ve çok daha tartışmalıdır. Çünkü bu önerinin en dikkat çekici yönü, Kıbrıs Türk tarafının tamamen yok sayılmasıdır. Oysa Kıbrıs’ta egemenlik, güvenlik ve statüye ilişkin herhangi bir konu, tek taraflı girişimlerle değil; tarihsel, hukuki ve siyasi gerçeklikler çerçevesinde ele alınmak zorundadır. Bu noktada temel referans, Zürih ve Londra Anlaşmaları’dır. Bu anlaşmalar, yalnızca Kıbrıs Cumhuriyeti’nin kuruluşunu değil, aynı zamanda adadaki güç dengelerini, garantörlük sistemini ve İngiliz üslerinin statüsünü de belirleyen temel metinlerdir. Bu çerçevede İngiltere’nin üsleri, herhangi bir “iki taraflı müzakere” konusu değil; çok taraflı bir uluslararası hukuki düzenin parçasıdır. Daha açık bir ifadeyle; bu statünün değişmesi, yalnızca Rum tarafının talebiyle ya da İngiltere ile yapılacak ikili görüşmelerle mümkün değildir. Türkiye, garantör ülke sıfatıyla bu denklemin ayrılmaz bir parçasıdır. Aynı şekilde Kıbrıs Türk halkı da bu adanın asli unsurlarından biri olarak, böylesi kritik bir konuda söz sahibi olmadan herhangi bir değişikliğin hayata geçirilmesi hukuken de siyaseten de mümkün değildir. Peki o........

© Yeniçağ