İŞSİZLİK VERİLERİ VE GÜVEN SORUNU
Sokak röportajcısı soruyor; “Türkiye de enflasyon sizi zorluyor mu?” Vatandaş cevap veriyor, “Dünyada da enflasyon var. Zımnen ekonomi yönetiminde hata yok” diyor.
Demokrasilerde halkın bilinçli olması için hem eğitimli olması hem de siyasi sürece katılması gerekir. Türkiye de ikisi de eksik. Aday listelerini taban değil, siyasi parti genel merkezleri hazırlıyor. Halkta oy veriyor. Bunlar ne yapacak diye sorgulamıyor.
Kamu yönetimine karşı da bir güven sorunu var. Söz gelimi TÜİK’i TÜFE’yi düşük gösteriyor diye mahkemeye verdiler. Aslında İTO enflasyon verileri ile TÜİK verileri arasında yıllık 10 puana yakın fark çıktığı içinde böyle bir güven sorunu oluştu.
TÜİK işsizlik verilerinde de izaha muhtaç olanlar var. Bunların başında; TÜİK’ in işsiz saymadığı;
Bir… Yıllarca iş aramış ve fakat iş bulamamış, bu nedenle artık iş aramayanlar var.
İki… İş aramadığı halde, iş bulsa iki hafta içinde iş başı yapacak olanlar var. TÜİK her ikisini de işsiz saymıyor.
TÜİK her iki grubu da iş aramadıkları için işsiz demiyor. Bunları potansiyel işgücü olarak gösteriyor.
Aslında bu tarif İLO standartlarına uygundur.
Burada iki sorun var;
Birisi bunlar işgücüdür, ama TÜİK işgücü saymıyor, potansiyel işgücü diyor
İkincisi, Türkiye açıklanan işsiz sayısı ile TÜİK’in işsiz saymadıklarının sayısı birbirine yakın idi; Ama son yıllarda ara açıldı. İşsiz sayılmayanlar arttı.
2022 yılında ilan edilen işsiz sayısı 3582, işsiz sayılmayanlar toplamı 2824 idi. İlan edilen işsiz sayısı daha fazla idi.
2023 yılında, ilan edilen işsiz sayısı 3264 idi, işsiz sayılmayanlar toplamı 3226 idi. Yine ilan edilen işsiz sayısı daha yüksek idi.
2024 yılında, ilan edilen işsiz sayısı 3113 ve işsiz kabul edilmeyenlerin toplam sayısı 4068 daha fazla oldu.
2025 yılında da işsiz sayısı 2966 olarak ilan edildi, ancak işsiz sayılmayanlar işsizlerin iki katına çıktı ve 4956 oldu.
Nasıl oluyor da, 2022 yılı ile 2025 yılı arasında ilan edilen işsiz sayısı 616 bin kişi azalmış ve buna karşılık işsiz kabul edilmeyenlerin sayısı 2 milyon 132 bin kişi artmış? (Aşağıdaki tablo ve grafik)
Bunun sosyal ve ekonomik anlamda izahı ve oluru yoktur. TÜİK’in bunu izah etmesi gerekir.
Orta vadeli programda, istihdam konusu tamamıyla niyet ve temenniden ibarettir. İşsizliğin hangi yollarla, hangi yatırımlarla ve hangi istihdam politikası ile düşürüleceği açık değildir.
Bir ülkede istihdam politikasının en önemli ayağı, ne kadar insana iş yaratılacağını bilmektir. Türkiye’de eğer istihdam politikası olacaksa, 2966 kişiye değil, TÜİK’in işsiz saymadığı ama gerçekte işi olamayan 4956 kişiyi de ilave etmek gerekir.
Özetle istihdam politikamız olacaksa, toplam 7 milyon 922 bin kişiye iş yaratmamız gerektiğini bilmemiz gerekir.
