menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Bir yere ulaşmanın bedeli

35 0
31.05.2026

Bugün milyonlarca insan bayram dönüşü için yollarda. Kimi memleketinden İstanbul’a dönüyor, kimi birkaç günlük aile ziyaretinin ardından yeniden işine yetişmeye çalışıyor. Otoyollar, akaryakıt istasyonları dolu, dinlenme tesisleri kalabalık…

Bayram süresince Karayolları Genel Müdürlüğü’nün işlettiği otoyollar ile 15 Temmuz Şehitler ve Fatih Sultan Mehmet köprüleri ücretsizdi. Ancak bayram dönemlerinde yapılan geçici uygulamalardan bağımsız olarak, Türkiye’de otoyol kullanımının özellikle uzun mesafeli yolculuklarda vatandaş açısından ciddi bir ekonomik yük haline geldiği gerçeği değişmiyor.

Ben de bayramdan yalnızca iki hafta önce İstanbul-Ayvalık güzergâhını kullandım. Yol boyunca ödediğim otoyol ve geçiş ücretleri yaklaşık 4-5 bin lirayı buldu. Bir ailenin yalnızca şehirlerarası ulaşım için bu seviyede bir maliyetle karşı karşıya kalması artık sıradan bir “ulaşım gideri” olarak açıklanamaz. Çünkü mesele artık yalnızca yol kullanmak değil; temel bir kamusal hizmete erişebilmenin zorlaşmasıdır.

Ulaşım hakkı mı, ekonomik bariyer mi?

Karayolları modern devletin en temel kamu hizmetlerinden biri. Yol yalnızca asfalt değildir; ekonomik hayatın, sosyal hareketliliğin ve vatandaşlık ilişkisinin taşıyıcısı. İnsanların ailesine, işine, memleketine veya sağlık hizmetine ulaşırken ciddi bir ekonomik bariyerle karşılaşması, yalnızca bireysel bütçeleri değil; sosyal devlet anlayışını da ilgilendiren bir meseledir.

Anayasa’nın sosyal devlet ilkesi, vatandaşın temel hizmetlere makul koşullarda erişebilmesini gerektirir. Ulaşım da bunlardan biridir. Elbette otoyolların maliyeti vardır. Elbette büyük altyapı yatırımları ciddi finansman........

© Yeniçağ