menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Hantavirüslü gemideki 3 ölümün perde arkası

26 0
10.05.2026

Mayıs 2026… Atlantik’in ortasında süzülen lüks keşif gemisi MV Hondius… Sislerin arasından ağır ağır ilerleyen dev bir çelik yığını… İçinde zengin turistler, belgeselciler, kuş gözlemcileri, macera tutkunları… Ve bir anda manşetlere düşen o cümle: “Ölümcül virüs gemide!”

Modern çağın korku senaryosu artık böyle başlıyor. Eskiden korku filmlerinde hayaletli şatolar vardı; şimdi ise Wi-Fi bağlantılı lüks gemiler, YouTuber’lar ve sosyal medya bildirimleri var. Birkaç saat içinde ekranlara aynı ton hâkim oluyor: kırmızı bantlar, acil durum müzikleri, “SON DAKİKA” yazıları… Sanki Atlantik’in ortasında küçük çaplı bir sağlık vakası değil de kıyametin fragmanı yaşanıyor.

Adını duyanın aklına hemen yeni bir pandemi geliyor. Çünkü dünya artık hastalıkları tıbbi terimlerle değil, travmalarla algılıyor. COVID sonrası insanlık, psikolojik olarak sürekli siren sesi duyan bir şehre döndü. En ufak bir virüs haberi geliyor ve toplum refleks olarak market raflarına bakmaya başlıyor. Kolonya, maske, makarna… İnsanlık adeta görünmeyen bir alarm sistemine bağlandı.

MV Hondius’ta üç kişinin hayatını kaybetmesi elbette ciddiye alınmalı. Andes suşu sıradan bir grip değil. Ancak olayın kendisinden daha hızlı yayılan şeyin virüs değil, korku olması dikkat çekici. Dünya Sağlık Örgütü “genel risk düşük” diyor. Türkiye’de doğrulanmış vaka yok. Temas takibi sürüyor. Gemide fare görüldüğüne dair bilgi yok. İlk bulaşın Arjantin’deki bir çöplük ziyareti sırasında gerçekleşmiş olabileceği belirtiliyor. Bilim insanları tabloyu sakin biçimde açıklıyor.

Ama sosyal medya bilimden nefret edercesine başka bir........

© Yeniçağ