Dünya Kupası finali: Kaybeden belli oldu
Futbol bazen yalnızca doksan dakikadan ibaret değildir. Kimi zaman bir pas, bir gol ya da kaldırılan bir kupa değil; ülkelerin taşıdığı siyasi yükler, liderlerin attığı adımlar ve toplumların vicdanında açılan yaralar konuşulur. İşte bugün oynanacak Dünya Kupası finali de tam olarak böyle bir eşikte duruyor.
Bir tarafta belki de kariyerinin son büyük finaline çıkan Lionel Messi... Diğer tarafta futbolun yeni çağını temsil eden, henüz çocuk yaşta dünyanın omuzlarına umut yüklediği Lamine Yamal...Normal şartlarda bütün dünyanın konuşması gereken şey, yeşil çimlerin üzerinde yazılacak destan olmalıydı.Ama öyle olmadı.Bu finalin üzerine siyaset, kara bir bulut gibi çöktü.
Arjantin, yıllardır dünyanın sempatisini kazanmış bir futbol ülkesiydi. Maradona'nın asi ruhundan Messi'nin sessiz liderliğine uzanan hikâye, milyonların kalbinde ortak bir sevgi oluşturmuştu. Ancak bazen bir ülkenin forması, saha dışında taşınan siyasi yükün altında ezilebiliyor.Arjantin Devlet Başkanı Javier Milei'nin göreve gelmesinden sonra İsrail'e verdiği güçlü ve açık destek, Kudüs'e ilişkin açıklamaları, İsrail Başbakanı Netanyahu ile kurduğu yakın diplomatik ilişki ve Filistin meselesinde benimsediği net çizgi, yalnızca uluslararası siyasette değil, futbolun duygusal ikliminde de derin yankılar oluşturdu.Çünkü futbol taraftarı yalnızca ayağıyla top süren oyuncuya bakmaz.Vicdanıyla da izler.Sosyal medya bunun en somut örneklerinden biri oldu. Arjantinli çok sayıda kullanıcı, "Gerçek Arjantin halkı İsrail'i desteklemez." diyerek hükümet ile halk........
