menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

“İsrail’in askeri olmayacağız”

147 0
yesterday

2006 yılında İstanbul'daki 30 Ağustos Zafer Bayramı törenlerinde “İsrail'in askeri olmayacağız” diye pankart açan dört üniversite öğrencisi, PKK'lı zannedilerek linç edilmek istenmişti. Dönemin İstanbul Emniyet Müdürü de “Halkımızın güzel bir tepkisidir” diye linç girişimini övmüştü. O zaman da Lübnan’a asker gönderiliyordu ve açıklanmayan hedef İsrail’i, Lübnan kaynaklı saldırılardan korumaktı.

O sırada yapılan eleştiriler üzerine eski Genelkurmay Başkanı Hilmi Özkök, bir konuşmasında “Neden kendimizi, devletimizi, ülkemizi, yöneticilerimizi yerden yere bu kadar çok vurduğumuzu anlayamıyorum” demişti. Hemen ardından da “Halbuki, Türkiye öyle bir ülkedir ki içinde yer aldığı ittifaklar ile çeşitli bölgesel ve hatta küresel oluşumlar için bir güç katlayıcıdır” diye devam etmişti!

Sorun buradaydı ya zaten! Türkiye’ye “küresel oluşumların güç katlayıcısı rolü” veriliyordu.

Aradan yıllar geçti. Şimdi de Türkiye’ye Mekke İttifakı ile aynı rol verildi.

Milli Savunma Bakanlığı Sözcüsü Tuğamiral Zeki Aktürk, bir hafta önce, Mekke Anlaşması kapsamında Suudi Arabistan'a asker gönderip göndermeme konusunda sorulan soruya "Sağlanabilecek katkının kapsamına ilişkin esaslar, Suudi Arabistan’ın ihtiyaç ve talepleri, sahadaki gelişmeler ve harekât ihtiyaçları dikkate alınarak ilgili makamlarımızca yapılacak değerlendirmeler ve taraflar arasında sağlanacak mutabakat doğrultusunda belirlenecektir" şeklinde cevap........

© Yeniçağ