menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

YANLIŞ HESAP

109 0
20.03.2026

ABD/Trump, İsrail’in kuyruğuna takılarak İran’a karşı başlattığı savaşı, kısa sürede sonuçlandıracağını, İran’ın rejimini çökerteceğini, İran’ın teslim olacağını açıklamıştır.

ABD’nin eksik istihbarat, stratejisi olmayan ve aşırı öz güvenle başlattığı bu savaştan artık nasıl çıkacağını hesapladığı, yanlış hesabın Bağdat’tan döndüğü söylenebilir.

Herhangi bir şekilde, “zafer” olarak nitelendirilebilecek bir sonuç elde etmeden savaşı sonlandırmaları halinde, öncelikle ABD’nin dünya kamuoyu önünde prestij kaybedeceği, iç siyasette olumsuzluklar yaşayacağı, Netenyahu’nun da benzer durumda olduğu, bu nedenle ABD’nin, Güney Kore ve Japonya’daki üslerinden de kuvvet getirdiği görülmektedir.

İsrail’in de bu zafer görüntüsünü, Hizbullah’la mücadele adı altında Lübnan’ın güneyini işgal etmek suretiyle elde etmeyi düşündüğü anlaşılmaktadır.

Trump’ın, başlangıçta dehşet ve korku veren saldırılarla İran’ı belirsizliğe sokup çökertebileceğini, kısa bir süre içinde şartlarını açıklayıp zafer elde edebileceğini planladığı, Venezuela’da olduğu gibi ülkenin en üs düzeyindeki kişinin etkisiz hale getirilmesi ve lidersiz bırakılması halinde bunun süratle gerçekleşebileceğini düşündüğü belirlenmiştir.

Ancak, İran’ın dini lideri Ali Hamaney ile üst yönetimde yer alan birçok kişinin öldürülmesine rağmen, ülkenin liderlik yapısının, hücrenin kendini yenilemesi gibi hareket ederek bütünlüğünü koruduğu, bundan sonra da aynı durumun gerçekleşme kabiliyetinin de var olduğu anlaşılmıştır.

Ayrıca Trump’ın, İran halkının yönetime duyduğu tepkiyi örgütleyerek büyütebileceğini, ancak İran’da devletin rejimden büyük olduğunu, halkın dışarıdan bir saldırı karşısında ülkesini koruyacağını, rejimin de halkın bu özelliğini kullanacağını hesap edemediği görülmüştür.

İran’ın elindeki güç de kestirilemedi

ABD’yle İran arasındaki müzakereler devam ederken, İsrail’in de ısrarıyla, birlikte İran’a karşı operasyon başlatmıştır. ABD’nin bu girişimle İsrail lobisinin etkisini arkasına alarak, Kasım 2026 seçimleri için destek elde edebileceğini, Epstein baskısından da kurtularak liderliğini pekiştirebileceğini, her yerde olduğu gibi İran’ın enerji kaynaklarına da çökebileceğini, hatta bu suretle Çin’i de zor duruma düşürebileceğini, İsrail’in de İran tehdidinden kurtularak bölgede ABD’nin kalesi olma durumunu muhafaza edebileceğini hesapladığı görülmüştür.

Savaştan önce CIA ve MOSSAD’ın, İran’ın füze gücüne ilişkin değerlendirmelerinin yanlış çıktığı anlaşılmaktadır. Yaptıkları değerlendirmelere göre bugüne kadar İran’ın........

© Yeniçağ