menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

“Terörsüz Türkiye” sürecindeki çekinceler

87 0
03.04.2026

“Terörsüz Türkiye”, hiçbir pazarlık ve beklenti olmadan teröristlerin silahlarını bırakması ve örgütün bütün unsurlarıyla lağvedilmesi, çatışmasız/huzurlu bir ortam şeklinde açıklanmıştır.

Ancak devam eden süreçte, terörist başının, bölücü siyaset yapan, ayrıca bu konuyu dillendiren ve yöneten siyasetçilerin, medya ve bazı sivil toplum örgüt mensuplarının, ayrıca dış ülke temsilcileri ve mensuplarının beyanları, konunun böyle gelişmediğini, bölücülerin taleplerinin ön plana çıktığını ve bir pazarlık sürecine dönüştüğünü göstermiştir. Sürecin sadece bölücüler tarafından değil, dönüşüm beklentisinde olan iç ve dış mihraklarca da fırsat olarak görüldüğü anlaşılmıştır.

Ayrıca Komisyon çalışmaları sonucunda hazırlanan raporun da sadece örgütünün bütünüyle silah bırakması ve kendilerini feshetmesini değil, teröristlerin affı, statüleri, akıbetleri ve bölücü sonuçlara sebep olabilecek taleplerinin yerine getirilmesini kapsayan kanun ve düzenlemelerin yapılmasını da ihtiva edeceği müşahede edilmiştir.

Sürecin benimsenmesinde sıkıntı var

Süreç ilerledikçe durumun Türk Milletinin büyük çoğunluğu tarafından benimsenmesinde sıkıntı olduğu ortaya çıkmıştır. Yönetim sürecin desteklendiğini ifade etse de hatta bunu benimsemeyen ve eleştirenleri (en hafif ifadesiyle) tenkit etse de durumun böyle olmadığını bilmekte ve giderilmesi için arayış içinde olduğu, bunun için de acele etmediği anlaşılmaktadır. Yönetim ortağı ile bölücü siyaset yapanların ise bundan rahatsızlık duyup, sürece hız kazandırılmasını ve bir an önce somut sonuçlara ulaşılmasını talep ettikleri görülmektedir.

Yönetimin, terör örgütünün tüm unsurlarıyla silah bırakmasının somut olarak ortaya konmasını, bunun sadece yurt içindekileri değil, yurtdışındaki unsurları da kapsamasını, fesih işlemlerinin gerçekleşmesini ve bu işlemlerin devletin organları tarafından da raporlanmasını beklediği, diğer hususları ise bundan sonra değerlendireceği anlaşılmaktadır. Bu süreçte seçmen davranışının göz önünde bulundurulacağı, atılacak adımların oy kaybına sebep olmamasına dikkat edileceği kıymetlendirilmektedir. Terörist başının sıklıkla gündeme gelmesinin, ona kurucu önder denmesinin, sanki suçsuzmuş gibi davranılmasının hem onun hem de bölücü siyaset yapanların fütursuzca ortaya koydukları bölücülük içeren beyanlarının ve mesajlarının yarattığı rahatsızlığın sebep olduğu olumsuzluklara karşı daha temkinli ve dikkatli olunacağı düşünülmektedir.

Yasal süreç hazırlıkları

“Terörsüz Türkiye” isminden anlaşılan amacı kabul etmeyecek hiç kimse yoktur. Ancak bölücü siyaset yapanlar, işledikleri cinayetlerin hatırlanmaması için “terör” yerine “barış” denmesini istemekte, barışın savaşan devletler, çatışan toplumlar ve aşiretler ve kavga edenler........

© Yeniçağ