menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Hangi yüzle milletin karşısına çıkacaksınız?..

256 0
03.04.2026

Şimdi de bir ara seçim tartışması tutturdular gidiyorlar!..

Neye çare olacaksa?..

Gazetecilik hayatımın uzun yıllarını parlamentoda koşuşturmakla geçirmiş biri olarak şunu çok rahat ifade ederim;

3 Kasım 2002 genel seçimlerinden bu yana yapılan her seçim ile yenilenen dönemler bir öncekini arattı. TBMM çatısı altında işlenen cinayetlere tanıklık ettik ama seviye ve kalite çıtasının bu kadar yerlerde süründüğü bir döneme şahit olmadık!..

TBMM Genel Kurulu’nun önceki günkü toplantısında görüşmeler sırasında terör örgütü PKK yandaşı ve terörist sevici DEM Parti Ağrı milletvekili Sırrı Sakık’ın konuşması sırasında “Ankara’nız batsın” sözleri büyük tartışmalara sebep oldu. Sırrı Sakık’ın sözlerinin manası ve hedefi gayet net!..

Ancak, “bizi temsil etsin” diye seçip Ankara’ya gönderdiğiniz “milletvekilleri”nin kalitesini, seviyesini bir kez daha yakından görün diye önceki günkü Meclis tutanaklarından ilgili bölümlere aynen yer veriyorum;

- SIRRI SAKİK (Ağrı) - Sayın Başkan, sevgili arkadaşlar ve ekranları başında bizi izleyen sürgünde ve zindandaki bütün arkadaşlarımıza buradan selam ve sevgiler. Şimdi, bu kanun teklifleri buradan sürekli gelip geçiyor, yasalar gelip geçiyor ama bu ülkenin insanları bu kanun teklifleriyle ne zenginleştiler ne de özgürleştiler. Kanun teklifleri sürekli halkın sırtına yeni yükler, yeni sorumluluklar yükleyerek halk yararına bu Meclisten hiçbir şey geçmedi. Şimdi, sevgili arkadaşlar, bir buçuk yıldır burada görüşmelerin başladığı, yeni bir çözüm sürecinin başladığı bir süreci hep birlikte yaşıyoruz. Ama süreci sürekli erteleyip öteleyen ve hiçbir şey yapmamaya çalışan bir anlayışla karşı karşıyayız. Vaatler veriliyor, hiçbir şey yapılmıyor ve insanlar size artık güvenmiyor, "Dönüp somut adımlar atın ki biz Parlamentoya güvenelim." diyor.

Geçen gün burada İYİ Parti Grup Başkan Vekili Poyraz, çok haklı bir soru sordu bir tartışma esnasında, dedi ki: "Allah aşkına, bu süreç içerisinde Kürtlerin hanesine ne yazıldı?" Çok doğru bir tespitti. Bakın, sürece karşı olmanız ayrı bir şey ama doğru bir şey. Bunu size söylüyordu, AK Parti'liler, size söylüyordu, “Me-Ha-Pe”liler, size söylüyordu. Hayata ne geçti? Vallahi hâlâ Kürt'ün hayatına hiçbir şey geçmedi. Ya, öyle bir düşmanlık yapılıyor ki Selahattin Demirtaş'ın posterine düşmanlık yapıyorlar. Selahattin milyonların evladı, milyonların yol arkadaşıdır. Kardeşim, siz Selahattin'in posterlerini engelleseniz her milyon Kürt'ün koynunda Selahattin'in posteri vardır, yüreğinde Selahattin'in posteri vardır. Siz niye bu halkın iradesini tanımıyorsunuz? Neden Selahattin'e düşmanlık ediyorsunuz? Ben “Nevroz” alanlarında Selahattin'in posterlerine müdahale ederken "Efendim, Ankara'dan talimat var." Ankara'nız batsın be! Selahattin'e bu kadar düşmanlık........

© Yeniçağ