menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Çok şey bilmek iyi değilmiş

9 0
15.10.2026

Çok şey bilmek iyi değilmiş

Allah istese bize her şeyi bildirirdi. Geleceğimizi de gösterir ne yaşayacağımızı da önden görür tedbir alırdık. Aslında alamazdık ama almaya çalışırdık nafile. O yüzden bugün elimizde sayısız bilgi var, enformasyon var ve geleceğe dair kesin bir tasavvurumuz olmasa da artık nereye doğru dünyanın gittiğini daha net konuşabiliyoruz. Medya ve haberleşme araçları bu kadar yaygın değilken hepimiz daha mutluyduk. Kim ister geleceği bilmek? O zaman yaşamanın anlamı olur muydu? Bugün her türlü malumat önümüze çıkıyor. Ancak bir şeyi bildiğimizi varsayamayız. Onca malumatın arasında boğulup gidiyoruz. Hayatı yaşayamaz hale geldik.

Dünyayı sosyal medyada yaşıyoruz

Dünyanın içinde sosyal medya paralel evreninde yaşıyoruz. Artık hiper hızın içinde sersemlemiş ve de en kötüsü gerçeklikten kopmuş vaziyetteyiz. Bence bağımlı hale geldik. Tekno yöneticiler, dünyayı da artık buradan yönetiyorlar. Toplumları güdülüyorlar ve bunu da bize bilgi ile yaptıklarını söylüyorlar. Önümüze bir parça kemik gibi attıkları artıklarla oyalayıp duruyorlar. Yakında kimse kimsenin suratına asla bakmayacak. İyi bir yere doğru evrilmiyoruz bunu ciddiyetle söylemeliyim. Sosyal medya bir fasık. Çünkü bu mecradan iyi veya yanlışı görmek neredeyse imkânsız. Algoritmayı parmağının ucunda oynatan tekno devler artık bizim iplerimizi ellerine almışlar.

Çocuklara sosyal medya yasağı

Türkiye’de ve hatta birçok ülkede artık 15 yaş altı çocuklara sosyal medya kullanım yasağı geldi. Türkiye’de yeni uygulanmaya başlıyor. Bakalım faydası olacak mı? Zaman içinde göreceğiz. Yazılı, elle tutulur belgelerin kıymetini anlayacağımız bir zamana doğru gittiğimizi rahatlıkla söyleyebilirim. Ancak bu onlara sarılacağımız anlamına gelmeyecektir. Çünkü insanlık kolaya alışır. Zor olan nadir olanın peşinde koşmak hem pahalı hem de nitelik isteyen bir şey olacak. Çocuklarımızı bir an önce bu sosyal medyanın zararlarından koruyabilirsek o kadar evladır. Okullar ve doğrusal olarak eğitim de başka bir aşamaya geçmeli. Sınıflardan çıkmalı artık eğitim. Doğaya doğru yönelmeliyiz. Gerçek çabaya ve gerçek bilgiyi elle, emekle elde edecek şekilde eğitim yeniden şekillenmeli. Laboratuvarda, kütüphanede, sahnede, atölyede, deniz kenarında, sokakta olmalı artık eğitim. Böylelikle çocuklarımızı daha çok kendi gerçeklikleriyle buluşturabilirsek hayatın nerede olduğunu anlamaları bakımından yol gösterici olacaktır. Hayat sosyal medyada yaşanmıyor çünkü.

Çok şey biliyoruz ama..

Aynı zamanda da bir şey bilmediğimizi bilmiyoruz. Ego çağında önümüze gelenlerin bilgi olduğunu sanarak büyük bir boşluğun, tatminsizliğin ve isyanın içindeyiz. En kötüsü de tüm bu olanlar bizi umutsuzluğa sevk ediyor. Hayatın tadını almaktan alıkoyuyor. Oysa insan teknolojik bir varlık değildir. İnsan doğaldır doğaya aittir. Bilginin kendisi sadece doğada vardır. İşlenmemiş ham bilgi bizi mutlu........

© YeniBirlik