menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Medeniyet yolculuğu

14 0
06.03.2026

Kök, değer, anlayış, birikim ve kültürel mirasa yabancılaşmanın elbette birçok boyutundan bahsedebiliriz. Geçmiş asırlarda inşa ettiğimiz medeniyet yolculuğumuz, dünya insanlığı için elbette yol gösterici olmuştur. Siz varlıklarınıza sahip çıkmazsanız birileri gelir ve kendileri yapmış gibi dünya insanlığını yalana düçar (mecbur) bırakır. İlimin, bilim ve tekniğin, irfan ve hikmetin böylesi bir alavereye tabi tutulduğu başka bir toplum söz konusu değildir. Buna yanılsama, saraya tutulma, hastalanma, kırılma, uçurumlardan düşme vs. diye ifade etseniz de böylesi bir gerçeği değiştiremezsiniz.

Edebiyat ve Mavera ekibine "Yedi Güzel Adam" tanımlaması yapıladursun, onların kaybedilmiş değerlerden olmadığını ifade edebiliriz. Tıpkı merhum Mehmet Akif, Yahya Kemal, Nurettin Topçu, Erol Güngör, Tarık Buğra, Arif Nihat Asya, Necip Fazıl, Cemil Meriç, Ahmet Kabaklı, Sezai Karakoç ve Nuri Pakdil gibi... Her biri üzerinde yeni çalışmalar, çalıştaylar, bilgi şölenleri yapılmaya devam ediyor ve edilecektir. Her bir kalem sahibinin edebiyatımıza katkıları olduğu gibi, eli kalem tutan ve tutmaya gayret edenler üzerindeki etkileri de elbette büyüktür. Kuşkusuz dünya hayatı bir geleneği devam ettiriyor. Önden gelenlerin, kendilerinden öncekilerden öğrendiklerini kendilerinden sonra gelecekler için bir gelenek haline getirmiş olmaları oldukça kıymetlidir. Geleneği olmayan sanatın ve sanatkârın yolculuğu ise oldukça zahmetlidir.

Bir geleneğin oluşabilmesi için yoğun çabaya ve yoğun tefekküre ihtiyaç vardır. Asırlar boyu divanlarıyla, ilim ve irfan ehlinin sohbetleriyle, dergâhlardaki zikir meclisleriyle, ilahi ve kasidelerle sınırsız coğrafyaya sahip olan Türk tarihinin bir otoriteye dönüşmüş olduğu biliniyor. Medreseden mektebe, mescitlerden camilere doğru evrilerek sürüp gelen medeniyet uğraşımızın en kıymetli yıldızları şairler, edebiyatçılar ve tefekkür ehlidir.

Yedi Güzel Adam’dan biri olan merhum Mehmet Akif İnan adına kurulan vakfın kuruluş tarihçesi şöyle ifade edilmiştir: “Memur-Sen Konfederasyonumuz ve Eğitim-Bir-Sen’imizin kurucusu; bir öğretmen, bir sendikacı, bir dava adamı, eskimez genel başkanımız Kudüs Şairi Merhum Mehmet Akif İnan’ın ismiyle müsemma faaliyetlerde bulunmak, adını ve hatırasını yaşatmak, genç ve gelecek nesillerde ideallerini canlı tutmak amacıyla 18.11.2016 tarihinde vakıf beratını almış ve kuruluşunu gerçekleştirmiştir. 5 Ocak........

© YeniBirlik