menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

25. yıldönümünde ŞİÖ Bişkek zirvesinden ne beklemeliyiz?

10 0
31.08.2026

25. yıldönümünde ŞİÖ Bişkek zirvesinden ne beklemeliyiz?

Şanghay 5’lisi kurulduğu tarih olan 1996’dan bugüne 30 yıl, 2001’de Şanghay İşbirliği Örgütü (ŞİÖ) kurulduğundan buyana 25 yıl geçmiş. ŞİÖ, çeyrek asrı devirişini önümüzdeki günlerde Bişkek’te üyeleri ve diyalog ortakları ile birlikte kutlayacak. Her sene ŞİÖ öncesi-sonrası aynı tartışmalar olur; örgüt etkili bir örgüt mü? ŞİÖ güvenlik örgütü mü, ekonomik iş birliği platformu mu? Ne amaçlıyor, bölgeden (en geniş anlamı ile Avrasya) ne kastediyor, bir caydırıcılığı, ortak bir önceliği, ortak bir tehdit algısı var mı? Bu sorular havada uçuşur. Bunlara evet-hayır yanıtı vermek kolay da değil, zira çoğunlukla gündem olsun, diyalog araçları olsun, katılım seviyesi olsun çok esnek ama 25 yıl yaşayacak ve genişleyecek kadar üyeleri ve ortakları için bir mana ifade eden bir kurumdan bahsediyoruz. Rusya’nın ve Çin’in içinde olduğumuz küreselleşmeyi demokratikleştirme (tek taraflı eylem ve baskıları reddetme) gibi bir söylemi olduğu için de BRICS gibi ŞİÖ toplantıları da Batının/ABD’nin küresel siyaseti tek başına tanımlamasından rahatsız olanların dikkatini mutlaka celbeder. Trump Yönetiminin Venezüella petrollerine resmen ve Caracas rejiminin zor yoluyla elde edilmiş onayı ile el koyduğu, garip garip yapay zekâ videoları eşliğinde Kanada ve ABD sınırındaki gölün adını “Lake America” olarak değiştirdiği tuhaf zamanlardan geçiyoruz. Söz ettiğim videolardan birinde Trump’ın alameti farikası sarı saçlara sahip Kanada kazları ellerinde otomatik silahlar gölün adını değiştirmek üzere uygun adım ilerliyorlardı. Absürt derecede komik olmasa rahatlıkla militarist diyebileceğimiz videolardan bahsediyoruz. Bu videolardan ve Beyaz Saray’da bir başkanlık kararnamesi ile yeryüzünde hep var olduğunu düşündüğü ismin-tarihin bir gecede değişmesinden heyecan duyan kitleler de var. O kadar tuhaf zamanlar yani. Dolayısıyla eğer daha ciddi gündemlere sahip olmasaydık da ŞİÖ’yü 25 yıl yaşatıp büyütenler bu tuhaflığa bir çare/cevap/sigorta/alternatif düşünüyorlar mı diye bakardık.

30 YILDA NEREDEN NEREYE…

Oysa bugün daha ciddi bir gündemimiz var. Bu gündem bugün ŞİÖ’nün ne olduğunu ne olmadığını tartışmayı da bir parça anlamsızlaştırıyor; Bişkek toplantısının yapılmasını ve verilecek kurumsal-ikili aile fotoğraflarını daha önemli hale getiriyor. Şangay 5 ve 6’lısı kurulduğunda temel mevzu bölgesel güvenlikti evet ama bugün anladığımızdan daha farklı bir öncelikler doğrultusunda şekillenen bir güvenlik amacından bahsediyorduk. Orta Asya devletleri Çin ve Rusya arasında preslenmekten korkuyorlardı; yine bu devletler Moskova ve Beijing’in bölgeye komşu olmalarından doğan potansiyeli biliyorlardı. O günlerde bölgedeki devletlerin rejim güvenliğini sarsan başta terörle mücadele gibi konular vardı, Orta Asya devletlerinin terörü doğrudan ve dolaylı kullanacak aktörlerle baş edebilecek yeterli askeri ve politik kapasitesi yoktu ve en önemlisi herkes birbiriyle o kadar çok sınır sorununa sahipti ki- bölge içinde ve bölge devletleri ile komşular arasında bir çatışmanın alevlenmesi an meselesiydi. Bu sebeplerle bölgesel güvenliği bir ittifak önermeyen esnek bir kriz yönetimi platformu üzerine oturttular. Bu tür bir platformun oluşması kendini bölgenin kapı-tutucusu /bekçisi olarak gören Rusya ile, Moskova........

© YeniBirlik