menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Aşure kazanında yükselen barış çağrısı

15 0
27.06.2026

Muharrem ayı geldiğinde Aleviler yalnızca bir yasın değil, aynı zamanda binlerce yıllık hakikat ve özgür yaşam geleneğinin hafızasını da yeniden canlandırırlar. Aşure lokması bu hafızanın en güçlü sembollerinden biridir. Çünkü Aşure, yalnızca Kerbela’nın değil; insanlığın özgürlük, adalet ve ortak yaşamı inşa arayışının da lokmasıdır.

Ortadoğu tarihi biraz da hakikat ile iktidar arasındaki mücadelenin tarihidir. Bu coğrafyada ortaya çıkan peygamberler, bilgeler, ozanlar ve hakikat arayıcıları çoğu zaman yozlaşmış düzenlere karşı toplumsal vicdanın sesi olmuşlardır. Rivayetlere göre Nuh Peygamber’in yaşadığı dönem de böylesi bir döneme karşılık gelir.

Toplumun ortak değerleri aşınmış, ahlaki ölçüler zayıflamış, baskılar ve zulüm artmıştı. İnsanlar birbirlerinden uzaklaşmış, toplumsal birlik dağılmış, adalet duygusu yara almıştı. İktidarın baskıları altında yaşayan halklar yeni bir çıkış, yeni bir yaşam ve yeni bir toplumsallık arayışına yönelmişlerdi.Nuh’un çağrısı tam da bu noktada anlam kazanır. O, yalnızca inançsal bir davetin sahibi değil, aynı zamanda yeni bir yaşam fikrinin öncüsüdür.

“Nuh/Nu” kelimesinin de Kürtçe’de “yeni” anlamına gelmesi bu arayışın en güzel ifadesidir . Mevcut sistemin dışladığı, ezdiği ve yok saydığı insanlar onun etrafında bir araya gelirler. Farklı inançlar, farklı kimlikler ve farklı toplumsal kesimler ortak bir yaşam iradesiyle buluşurlar. İkrarlaşırlar. Birlik meydanında yeni yaşamın ahlaki ve toplumsal ilkelerini oluştururlar. Bu yönüyle gemi yalnızca tufandan kurtuluşun değil, demokratik toplumun da sembolüdür. Ortak yaşamın meydanıdır. Gemiye binenler yalnızca suların yükselmesinden kaçan insanlar değildir. Onlar aynı zamanda zulümden,........

© Yeni Yaşam