Alt emperyalizm, Rojava ve Suriye
Alt emperyalizm kavramı, Ruy Mauro Marini’nin 1964 sonrası Brezilya’nın içine girdiği kapitalist transformasyon üzerine geliştirdiği bir kavramdır. Bağımlılık ekolü içinde yer alan Marini bu kavramla yeni bağımlılık ilişkilerinin biçimlenişi üzerinde durur ve Brezilya’nın izlediği agresyon politikaları arasında bağlar kurar.
Marini, İ. Wallerstein tezlerinden esinlenir. Kavramı Wallerstein yarı çevre kavramı üzerinden türetir. Brezilya’da 1964’te gerçekleşen askeri darbe sonrası kapitalizmin genişleme ve agresif büyüme eğiliminin nedenleri üzerinde yoğunlaşır. Marini üst sömürü adını verdiği bir tanımlamayla ülke içinde sınıfın aşırı ve yoğun sömürüsünü inceler ve bu olguyla tekelci sermayenin dış pazarlara açılması arasında bağlar kurar. Bunun üzerinden alt emperyalizm açılımını yapar. Marini için alt emperyalizminin diğer bir parametresi ise bağımlı kapitalizmin tekelci ve mali sermaye düzeyine sıçramasıdır. Emperyalizme eklenme biçimine rağmen bulunduğu coğrafyada ekonomik ve nüfuz alanı yaratabilme kabiliyeti olan ülkeler üzerinden bu tanımı yapar. Marini’nin alt emperyalizm kavramı, bazı mekanik ve indirgemeci yaklaşımları görülerek, derinleştirilebilir ve aktüel bir içerik verilebilir.
Türkiye kapitalizminin profili
Türkiye kapitalizmi özellikle son 25 yılda ciddi ataklar yaptı. Aralık 2025 IMF verilerine göre Türkiye ekonomisi, dünyanın 20 en büyük ekonomisi içinde 16. sırada yer alıyor. OECD’nin aktüel verilerine göre ise üyeler içinde en hızlı büyüyen 4. ülke konumunda. Türkiye’nin GSYİH 2025 yılında 1.5 trilyon dolara ulaştı. Türkiye bu ekonomik kapasitesiyle Ortadoğu’nun en büyük ekonomisi olarak öne çıkıyor. Bu tabloya rağmen Türkiye ekonomisinin sermaye birikim sorunu yapısal bir karakter taşıyor. Dış kaynağa narkotik bir bağımlılığı........
