menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Testiyi kıran suyu elekle içmeye kalkar

30 0
24.05.2026

Devlet Bahçeli’nin üst üste yaptığı ve AKP sözcüsünün de eğip büküp güya desteklediği açıklamalar haliyle siyasi ortamı karma karışık etti. Bu karışıklığı İmralı ve Kandil’den gelecek yanıtların gidereceğini umuyorum.

Karışıklığın giderilmesinde kuşkusuz çalıştığımız medya yazarları olarak bizlerin de üstüne ciddi sorumluluk düşüyor. Bu sorumluluk “sapla samanı” birbirinden ayırma sorumluluğudur.

Her şeyden önce Bahçeli’nin “statü” hakkındaki birinci açıklamasıyla ikinci açıklaması arasındaki derin farkı vurgulamalıyız. Birinci açıklama Öcalan’a tanınması gereken statüyü “barış süreci ve siyasallaşma koordinatörlüğü” olarak tanımlamıştı. İkinci açıklama ise bu statüyü “gerillayı silahsızlandırma ve PKK’yi tasfiye etme koordinatörlüğü” olarak tanımladı. Her iki açıklama arasındaki taban tabana zıtlığı görmek büyük önem taşıyor. İkinci açıklamanın negatif niteliğinden hareketle birinci açıklamanın unutulması, birinci açıklamayla elde edilen kazanımı boşa çıkarır. Israrla birinci açıklamanın önemini vurgulamak, ona sahip çıkmak, bu açıklamayı inkar eden ikinci açıklamayı ise eleştirmek doğru tutumdur. Birinci açıklama “statü’ talebi temelindeki mücadelenin devlet katında yarattığı pozitif bir sonuçtur. İkinci açıklama ise AKP içinde yer alan “savaş lobisinin” ya da “norm dışı devlet” uzantılarının karşı hamlesinin sonucudur.

Bu ayrımı yaparken Devlet Bahçeli’nin “hangi devlet safında” yer aldığı ya da birinci açıklamayı samimi düşüncesinin gereği mi yoksa “görevi gereği” mi yaptığı gibi spekülatif değerlendirmelerden uzak durmak gerekir. Çünkü biz Bahçeli’nin kimliği ve misyonunu değil, onun ağzından çıkan iki açıklamayı ve aralarındaki derin uçurumu ele alıyoruz. Bahçeli’ye hatırlatacağımız gerçeklik şudur: “Ağızdan çıkan........

© Yeni Yaşam