Gökte seçim ararken çukura düşmeyelim
Kılıçdaroğlu’na mı, Özgür Özel’e mi yoksa her ikisine mi “karşı” oldukları bir türlü anlaşılamayan “ulusalcı” cephenin kimi köşe yazarları her kamuoyu yoklamasından sonra “DEM Parti alacağı tavizler karşılığında Erdoğan’ın yeniden başkan seçilmesine destek verebilir” türünden laflar etmekte.
Bu lafları o kadar çok ediyorlar ki, ben bile şüpheye düşecek gibi oluyorum.
Neyse ki aklım başımda. “Madem alacağı tavizler karşılığında DEM Parti Erdoğan’ı destekleyecek, bir zahmet kimi destekliyorsanız ona ‘siz de DEM Parti’ye taviz verin de sizi desteklesin’ desenize” diye mırıldanıyorum ve böylece şüpheden kurtuluyorum.
O halde ulusalcıyı meşgul eden şu “tavizin” ne menem bir şey olduğunu açıklığa kavuşturalım. DEM Parti AKP’den ya da CHP’den ne gibi bir “taviz” koparırsa o tavizi vereni destekler?
“Taviz” kelimesi şu anda devam eden müzakere süreci bağlamında berbat bir kelime. Devletle yapılan müzakere sürecinde devletin ya da devlet adına iktidar partisinin “taviz vermesi” değil, Kürt ulusunun “çiğnenen hakkını” iade etmesi söz konusu. “Taviz” denince sanki devlet kendisine ait bir “haktan” feragat ediyormuş gibi bir şey anlaşılmakta.
Demek ki “kim taviz verirse onu destekler” son derecede uygunsuz bir ifade.
DEM Parti’yi bilemem. Ama ben “kim Kürt ulusunun haklarını iade ederse onu destekleyeceğimi” bana ne derler diye umursamadan ilan ederim.
Diyoruz ya, bizler “üçüncü yolun yolcularıyız.”
Acaba “egoist miyiz?” Sadece Kürt ulusunun hakları verilsin gerisi bizi ırgalamaz mı diyoruz?
Şöyle bir durumun ortaya çıktığını düşünelim: Müzakere........
