Ara seçim mi, demokratikleşme süreci mi?
Ülke içi kriz derinleşiyor, İran savaşı krizin sonucunda bize çok tehlikeli gelişmeleri haber veriyor. Yazıp duruyorum, tekrara gerek yok. Bu türbülanstan çıkış yolunu göremeyen CHP yaptığı yüz küsur mitingin kendi tabanını koruma ve birleştirme dışında sonuç vermediğini görüyor. Erken seçim zorlaması AKP’nin üstünde geriletici bir etki yapmıyor. Tersine belediyelere çökme saldırısı tırmanıyor.
Erken genel seçim olmayınca “ara seçim” akla geliyor. İnanılır gibi değil ama Özgür Özel 8 eksikli TBMM’de bu sayıyı 30’a tamamlamak için 22 vekilinin istifasından söz ediyor. Sayı tamamlanınca ara seçim Anayasa gereği mecburi olacakmış.
Oysa 22 vekilin istifası TBMM çoğunluğunun istifaları kabul etmesi dışında imkansız. Yasa böyle. O zaman geriye bu 22 vekilin toplu “intihar” etmesinden başka bir yol kalmıyor. “Ölü vekilin” ölüp ölmediğiyle ilgili şükür ki TBMM’de oylama yapılmıyor.
“Ara seçim” restinin haline bakar mısınız?
Demek ki bu ara seçim restinin amacı seçim değil, Erdoğan’ın seçimden “korktuğunu” bir kere daha halka göstermek.
İyi de gösterince ne olacak? El cevap: AKP’nin oyu azalacak. Azalır mı azalmaz mı bilmem ama, azalınca ne olacak?
Yine başa döndük: Seçim olacak, CHP iktidara geçecek.
Ya seçim olmazsa? Ya da beklenen seçime kadar CHP’nin kendisi olmazsa? “Butlan” olursa? Partinin başına Kılıçdaroğlu oturtulursa? Oturunca yeni bir parti kurma zorunluluğu ortaya........
