Alanlarda kazandık evde kaybetmeyelim
Böyle eşitsiz güçler arasındaki çatışmalı durumlarda taraflar arasında yapılan anlaşmadan “kim kazandı, kim kaybetti” sorusu kaçınılmazlıkla gündeme gelir. Şam rejimiyle Özerk Yönetim anlaşmasında da işte bu soru kafaları kurcalıyor.
Söz konusu anlaşmada Şam rejimi de Rojava Özerk Yönetimi de doğal olarak karşılıklı tavizler temelinde anlaştı. Tavizler matematik açısından birbirlerini “götürdüğüne” göre, karşımızda bu iki taraftan hiçbiri kaybetmedi. Bunun tersi de doğrudur: Taraflardan hiçbiri de hedeflediği “zafere” ulaşmadı.
Ama ortada kaybeden bir taraf var. Rojava’yı haritadan silmek isteyen, YPG-YPJ güçlerini teslim olmaya zorlayan taraf hiçbir amacına ulaşamadı. Hiçbir amacına ulaşamayan taraf Saray rejimidir. Çetelerin Kobanê’yi ablukaya almasını ve suyu bile keserek “ikinci Kerbela” haline getirmesini selamlayan Erdoğan ve Bahçeli kaybetti. YPG-YPJ’yi terörist ilan edenler, şimdi garantör devletlerin, ABD ve Fransa’nın desteklediği bu anlaşmayla birlikte, Türkiye’de çözüm sürecini sürüncemede bırakan en temel itirazlarını artık yapamayacaklar. Çünkü YPG-YPJ ve özerk yönetim bu anlaşmayla, karşılıklı tavizler ne olursa olsun uluslararası çapta meşruiyet kazandı.
O halde dört parça Kürdistan ve dünyanın dört tarafındaki diaspora ve çetelere........
