menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Geriye yalnızca yakıcı bir iz kaldı: Արարատ – Ararat

29 0
25.04.2026

Aklın ve cümlelerin sınırlarını aşanı anlatmak mümkün müdür? Değilse, anlatılamayanla ne yaparız? Anlatmanın etik sorumluluğu ile anlatmamanın ağırlığı arasında nasıl konumlanırız?

Ermenilerin Մեծ եղեռն (Medz Yeghern) yani büyük suç/felaket ya da Աղետ (Aghet), yani felaket olarak tanımladığı 1915 Ermeni Soykırımı’nı anlatmaya ve göstermeye yönelik her girişim, bu soruları beraberinde getirmelidir. Çünkü tarihsel felaketler, özellikle kurmaca bir anlatı içinde yeniden kurulduğunda, etik bir meseleye dönüşür.

Claude Lanzmann, Holokost’u konu alan 1985 yapımı dokuz buçuk saatlik belgeseli Shoah’da hiçbir arşiv görüntüsü kullanmaz; yalnızca hayatta kalanlara ve tanıklara söz verir. Lanzmann’a göre Holokost’u yalnızca tanıklık aktarabilir; hiçbir görüntü buna muktedir değildir. Öte yandan Didi-Huberman, Her Şeye Rağmen Görüntüler adlı çalışmasında Auschwitz’te gizlice çekilmiş dört fotoğraf üzerinden, soykırımın “tasavvur edilemez” veya “temsil edilemez” olduğu fikrini sorgular. Görüntüler eksik olabilir, ama yine de düşünmenin zorunlu araçlarıdır: Felaketin dehşeti hayal gücünü aştıkça, ondan koparılmış her parça daha da gerekli hâle gelir. Kanadalı yönetmen Atom Egoyan’ın 2002 yapımı Ararat filmi, tam da bu gerilimde konumlanır: Gösterilemeyen ile onu gösterme arzusu arasındaki çatışmada. Film, soykırımı doğrudan temsil etmekten ziyade, onu temsil etmenin sınırlarını sahneye koyar.

Holokost filmlerinin aksine, özellikle Ermeniler tarafından üretilmiş filmlerde doğrudan şiddet imgeleri sınırlıdır. Ararat bu sınırı aşmaya çalışmaz; aksine görünür kılar. Film, anlatmanın etik gerekliliği ile onun imkânsızlığı arasında mekik dokurken, aynı zamanda felaketin sonraki kuşaklar üzerindeki izini sürer. Gösterimi mümkün olmayanı göstermeyi denerken Ararat, Ermeni Soykırımı üzerine çekilen bir filmin yapım sürecini merkeze alır. Yönetmen Edward Sorayan ve onun etrafında kümelenen........

© Yeni Yaşam