menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Fon vurgunu kimi vurdu?

28 0
03.10.2026

Türkiye’de gündem öyle hızlı değişiyor ki birgün “aldığı aylıkla geçinemediği için Anayasa Mahkemesi önündeki eylemde intihar eden emekli” haberi gündem olurken ertesi gün “Cumhuriyet tarihinin en büyük vurgunu” haberi öne çıkıyor. Toplum olarak bir sarkaç gibi intihara sürükleyen yoksulluğun, yoksunluğun en uç noktasıyla, çeşitli alanlarda gerçekleşen vurgunlarla edinilen servetlerin, zenginliklerin en uç noktası arasında gidip geliyoruz. Bu gelgitler arasında ne emeklileri, emekçileri intihara sürükleyen geçim derdinin nedeni ne de vurgunların arkasında kimlerin olduğu, kimlerin bu vurgunlar sayesinde milyarlarca dolara konduğu sorularının yanıtını layıkıyla arayabiliyoruz. Velev ki tüm bunların yanıtını aramaya fırsat olsa(!) bu kez de “yasama-yürütme-yargının tek elde toplandığı, özgür basının ve akademinin susturulduğu, örgütlenme özgürlüğünün bulunmadığı, hak arama yollarının kapandığı bir rejimde, kimden neyin hesabının sorulabileceği”, ayrı bir soru/sorun olarak karşımızda duruyor.

Sarkacın iki ucundaki yoksulluk ve zenginlik, aralarında neden-sonuç ilişkisi bulunan iki olgudur aslında. Zenginleşme, yoksullaşmayı beraberinde getirir. Bir toplumda zenginlik, ortalama gelirin ve servetin ne kadar üzerinde olursa gelir ve servet eşitliği o ölçüde bozulur; yoksullaşma derinleşir ve  yaygınlaşır. Tüm sınıflı sistemler gibi kapitalizmde de gelir ve servet eşitliğinde bozulma egemen sınıfın (burjuvazinin) lehine gerçekleşmekle birlikte, eşitsizliğin ne ölçüde olacağı, o toplumdaki demokrasinin düzeyine bağlıdır. Zenginlik ve yoksullukla birlikte ortaya çıkan ekonomik ve sosyal eşitsizliklerin nedenlerinin sorgulanamadığı ve bir mücadele alanı haline getirilemediği toplumlarda, eşitsizliğin daha da artması kaçınılmazdır.

Kapitalizmde ekonomik ve sosyal eşitsizlerin nedeni, el koyarak ve sömürerek sermaye birikimi elde etmek üzerine kurulu bir sistem olmasındandır. El koymak ve sömürü birbirine içkindir. Kapitalist üretimde sermaye birikiminin temel........

© Yeni Yaşam