menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

ÇEDES, MESEM ve özel okul kıskacında eğitimin hal-i pür melâli

26 0
19.09.2026

OECD (Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Teşkilatı)’nin öğrencilerin okulda öğrendikleri bilgi ve becerileri günlük yaşamda kullanma yeteneğini ölçmek amacıyla üç yılda bir hazırladığı PISA 2025 raporu yayımlandı. Rapora göre Türkiye 2025’te 2022’ye göre fen puanını 18, okuma puanını 16, matematik puanını 9 puan arttırarak fen alanında 14’üncü, okumada 13’üncü, matematikte 23’üncü oldu. Milli Eğitim Bakanı, PISA 2025 raporunda Türkiye’nin durumundaki olumlu gelişmeyle övünürken aynı raporda Türkiye’deki sosyo-ekonomik eşitsizliklerin eğitime yansımalarını içeren bulguları ise görmezden geldi. Oysa rapordaki en dikkat çekici bulguların başında Türkiye’de öğrencilerin içinde bulundukları “çok boyutlu yoksunluk” geliyor. Raporda maddi yoksunluk belirlenirken sağlıklı ve yeterli beslenme, uygun ve yeni kıyafet gibi temel ihtiyaçlar ile banyo veya duş gibi ev olanaklarındaki eksiklikler; sosyal yoksunluk kapsamında ise, ücretli boş zaman etkinliklerine katılma, açık hava ekipmanlarına ve ev içi oyun araçlarına erişme olanakları dikkate alınmış. Yoksunluk tanımına dahil olmak için bunlardan sadece birine sahip olmamakla yetinilmemiş, öğrencinin ailesinin bunu maddi nedenlerle karşılayamadığını da belirtmesi istenmiş. İşte bu kriterlere göre yapılan değerlendirmede en az bir tür yoksunluk bildirenlerin OECD ülkeleri ortalaması yüzde 11,6 iken Türkiye’de bu oran yüzde 41,6 olmuş. Maddi yoksunluk bildiren öğrencilerin oranı ise OECD ülkelerinde ortalama yüzde 7 iken, Türkiye’de yüzde 34,3 olarak belirlenmiş. AKP/saray rejiminin tercihleri doğrultusunda uygulanan ekonomi politikalarının yarattığı sosyal yıkım her geçen gün daha da derinleşiyorken bunun eğitimi etkilememesi düşünülemezdi elbette. Ancak Türkiye’de eğitim sistemini etkileyen eşitsizlikler sadece PISA verilerine yansıyanlarla sınırlı değil. Zira sosyo-ekonomik etkenlerin yanı sıra anadilde eğitim, toplumsal cinsiyet ve inanç özgürlüğüne ilişkin ayrımcı politikalarının yarattığı eşitsizliklerin de -PISA raporuna yer almamakla birlikte- eğitim sistemini doğrudan........

© Yeni Yaşam