menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Hak ihlalleri öyle fazla ki sıralasak sayfalar yetmez

26 0
05.04.2026

Hapishanesinde tutsakların günlük yaşamlarını sürdürdükleri; uyudukları, yemek yedikleri, giyinip soyundukları hücrelerde kameralar ile sürekli izleme ve baskı uygulanıyor. Arkadaşlarımız kameraları kapatınca, her kapatan arkadaşımız gardiyanların topluca baskınıyla alınıp hücrelere atıldı

İçeriden \ Hüseyin Aykol*

Marmara Kapalı Hapishanesinde tutulan Şahin Tümüklü, 22.03.2026 tarihinde yazdığı mektupta şöyle diyor:

“Hüseyin abiyi saygı ve özlemle anıyoruz. Gerçek bir mücadele dostu ve mahpus yoldaşlığının çok kıymetli bir öznesiydi. Ruhu şad olsun. Biliyorsunuz 120’ye yakın yoldaşımızla gözaltına alındık ve 100’e yakın yoldaş tutuklandık. Bu süreçte toplamda 21 yoldaş sürgün-sevke gönderildik. 17’si Marmara Kapalı Hapishanesinde; bunlardan 3’ü kadın. 4 arkadaşımız da Kocaeli Kandıra Hapishanelerine sürgün edildi. Silivri 6 No.lu L Tipi Hapishanesinde tutsakların günlük yaşamlarını sürdürdükleri; uyudukları, yemek yedikleri, giyinip soyundukları hücrelerde kameralar ile sürekli izleme ve baskı uygulanıyor. Arkadaşlarımız kameraları kapatınca, her kapatan arkadaşımız gardiyanların topluca baskınıyla alınıp hücrelere atıldı. Bu eylemler sürdüğü için de toplamda 8 arkadaş sürgün-sevk edilirken diğer arkadaşlarımız hücrelere konuldu. Bunun üzerine 6 No.lu L Tipindeki tüm tutsaklar süresiz-dönüşümlü ya da dönüşümsüz-süresiz açlık grevine başladılar. Avukatlar ve İstanbul Barosu arkadaşlarımızı ziyaret ettiler. Ancak hapishane idaresinin keyfî tutumu ve dayatması devam ediyor. Belki arkadaşlarımız yazar ya da siz değerli arkadaşlarımız bu meseleyi geniş kamuoyuna taşıyabilirsiniz.”

Samsun/Kavak S Tipi Kapalı Hapishanesinde tutulan Orhan Şakar, 22.03.2026 tarihinde yazdığı mektupta şöyle diyor:

“2012’de tutuklandım. 2013 ve 2014’te gazetemiz veriliyordu. O zaman birkaç kez yazdım. Ruhu şad olsun, Mamoste bir iki kez edebi değeri olmamasına rağmen yazılarımı yayımladı. Biz üç kardeş içeride; ben İzmir Şakran, bir ağabeyim Siirt’te, bir ağabeyim de Midyat’ta kalıyordu. Onu da paylaşmıştı. Mektupların bir tadı tuzu vardı; şimdi mektuplar eskisi gibi gidip gelmiyor. Son on yıl........

© Yeni Yaşam